YSK’NIN İSTANBUL SEÇİMLERİNE İLİŞKİN KARARINA KARŞI...

07 Mayıs 2019

YSK’nın İstanbul Seçimlerine ilişkin Kararına karşı Baromuzun Basın açıklaması;
 
Yüksek Seçim Kurulu’nun 06.05.2019 tarihinde oy çokluğuyla verdiği İstanbul seçimlerinin iptaline ve yenilenmesine ilişkin karardan sonra Yurttaşların iradesi hiçe sayılmış, kamu vicdanı son derece rahatsız olmuş, yurttaşların iradesini koruyan ve vicdanını rahatlatan bir karar yerine, yurttaş iradesinin hiçe sayıldığı, hukukun üstünlüğü ilkesinin tümüyle rafa kaldırıldığı bir karar olduğu tüm kamuoyunca da görülmüştür.
Şöyle ki; Sandık kurulu teşkiline ilişkin itirazlar ‘’298 sayılı kanunun 130. Maddesine göre olağanüstü itiraza konu olamaz. YSK seçim takviminde, sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle tam kanunsuzluk itirazının 2 Mart 2019 tarihine kadar yapılabileceği’’ yazıyorken şu anki itirazın taraflarınca herhangi bir itiraz yapılmamış, 2 Mart itibariyle kesinleşmiştir.
31 Mart seçimlerinden sonra yapılan açıklamalar ve yürütülen tartışmalar sonucunda ancak ve ancak ‘’tam kanunsuzluk itirazı’’ değerlendirilebilirdi ki tam kanunsuzluk itirazı süreye tabi olmadığından, daha önce yapılan Anayasa ve referandumun da bu itirazla karşılaşması ve iptali gündeme geleceği düşünülerek ve bu durum ön görülmüş açıkça yasaya aykırı hüküm tesis edilmiştir.
YSK’nın aynı sandıkta yer alan büyükşehir belediye başkan adaylarına, ilçe belediye başkan adaylarına, ilçe belediye meclis üyesi adaylarına ve muhtar adaylarına verilen oylardan sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi sonucu iptal ettiğinin hukuken bir açıklaması olmadığı gibi,  YSK tarafından; ‘’Diğerlerine tam kanunsuzluk itirazı yapılmadı’ gibi bir cevabı da vicdanen sorunlu buluyoruz.
Aynı kurullarla aynı teamül ve yöntemlerle daha önce Referandum ve Cumhurbaşkanlığı seçimini gerçekleştirenler, 31 Mart seçimlerinden sonra tabiri caizse; ‘’Maç başladıktan sonra kural değişikliği’’ yoluna gitmesi mutlak bir hukuksuzlukla iktidara hizmet etmeye devam etmekten başka bir şey değildir. Zira YSK’nın yerleşik kararlarında; “seçimden sonra sandık kurulu başkan ve görevlilerinin görevlerini kötüye kullanmalarının söz konusu olması ve suçun oluştuğunun anlaşılması, ilgililerin cezalandırılmalarını gerektirir. Ancak seçimin iptaline neden olmaz” denilmekte iken, kendi yasasını ve yerleşik kararlarını hiçe sayan bu kararın hukuk ilkeleri ışığında bir izahı bulunmamaktadır.
YSK’nın 06.05.2019 tarihli kararı izaha muhtaç bir karar olup, usulsüz belirlendiğini iddia ettiği başkan ve üyelerin, büyükşehir belediye başkanı seçiminde hangi yöntemle seçimin sonuçlarına etki ettiklerini delilleriyle açıklamak zorundadır. Çünkü sandık kurullarının oluşumuna itiraz süreci iki ay önce tamamlanmıştır. İlçe seçim kurulları tarafından usulsüz atandıkları iddia edilen bu görevlilerin seçim sonuçlarına nasıl müdahale ettiklerinin kararda delilleriyle açıklanması zorunluluğu vardır.
Son derece tartışmalı bir kurum haline gelen YSK daha önce ‘’KHK’li olduğu gerekçesi ile seçilmişlere mazbatalarını vermeyerek güvenirliğini yitirmiş bir kurum haline gelmiş, hiçbir yasal gerekçesi olmadan ve seçim mevzuatında yeri olmayan tamamen keyfi bir tutum ile mazbataların seçimde ikinci olana verilmesi yani seçimi kaybedene verilmesi gibi bir gaflete düşmüş, gelinen süreçte meşruiyetini tamamen yitirdiği açıkça anlaşılmaktadır.
Hukuk Güvenliğinin askıya alındığı bu süreçte Cumhurbaşkanının doğrudan İstanbul seçimlerine müdahil olarak ‘’YSK kendini aklasın’’ açıklamasından sonra YSK’nın vermiş olduğu kararı illaki 81 Milyon yurttaş vicdanıyla hareket edecek ve bir değerlendirmesi yapacaktır. Ancak; Bizler Van Barosu olarak bu açıklamanın YSK üyeleri üzerinden bir baskı unsuru olacağını, YSK üyelerinin bağımsız hareket edemeyeceği ve en nihayetinde oy çokluğuyla alınan bu kararın yapılan açıklamadan bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek, söz konusu kararın yurttaş iradesine yapılan bir darbe olduğunu düşünmekteyiz.
Bizler Van Barosu olarak; Yurttaş iradesinin tam tecellisi için yapılan hukuksuzluklara sessiz kalmayacağımızı, Bu hukuksuzluğa imza atanların hukuk içerisinde hesabını soracağımızı ve bunun takipçisi olacağımızı, Yurttaşların seçme ve seçilme özgürlüğünün teminatı olabilmek ve en temel hakların savunuculuğu ve koruyucusu olmaktan bir an bile imtina etmeden hukuk kılıfına sokulmuş her türlü hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğimizi tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
 
VAN BAROSU YÖNETİM KURULU ADINA VAN BARO BAŞKANI AV ZÜLKÜF UÇAR


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 198 - Çoğul : 647 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 225759 - Toplam Çoğul Ziyaret : 1092499 ]|-