VAN AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ TOPLANTISI SONUÇ...

12 Aralık 2020

VAN AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ (VAOB)

09.12.2020 TARİHLİ TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ 

 

Van Akademik Odalar Birliği (VAOB) 18.06.2020 tarihinde yapılan ilk toplantısı sonrasında kurulmuş, kuruluş amacı ve çalışma yöntemi kuruluş sonrasında açıklanan sonuç bildirgesiyle kamuoyuyla paylaşılmış olup 09.12.2020 tarihinde yapılan olağan üçüncü  olağan toplantıda ise aşağıda yer alan hususlarda değerlendirmeler yapılarak toplantının sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılmasına, kuruluş sonrasında dönem sözcülüğü yürüten Van Barosu’nun görev sürecini tamamlamasıyla birlikte yeni dönemde dönem sözcülüğünün Van-Hakkâri Tabip Odası tarafından yürütülmesine karar verilmiştir.  

 

Toplantıda yapılan değerlendirmeler sonucunda;

 

1-) Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemizde görülmeye başlanan Covid 19 Pandemisi  uygulanan eksik ve hatalı politikalarla ağır bir tabloya dönüşmüştür. Hastalığın en temel bulaş yolu insandan insana bulaş olduğundan bu mücadelede toplumsal hareketliliğin azaltılması büyük önem arzetmektedir. Toplum, sosyal devlet ilkesi gereği ekonomik açıdan desteklenmediği için toplumsal hareketlilikte azalma olmamış, bunun sonucu olarak vaka sayılarında ciddi artışlar yaşanmıştır. Yine aynı şekilde bu sürecin şeffaf yürütülmemesi, vaka sayılarının doğru paylaşılmaması toplumun farklı kesimlerinin ve kurumlarının bu sürece dâhiledilmemesi halkın pandemi mücadelesine olan güvenini sarsmıştır. Gelinen noktada pandemi tablosu ağırlaşmış, sağlık kurumları tıkanma noktasına gelmiştir. Sağlık kurumlarının Covid 19 mücadelesine ağırlık vermesiyle Covid dışı sağlık hizmetlerinde aksamalar olmaya başlamış ve uzun vadede halk sağlığı sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir (kronik hastalıklarda artış, kanser vakalarında artış, koruyucu sağlık hizmetlerinde eksiklikler vb). Bu tablonun daha da ağırlaşmaması için:

 

➢ Toplumsal hareketliliğin azaltılabilmesi için ülkemizde en az 14 gün ancak tercihen 28 gün tam kapanmanın sağlanması, ancak bunu yaparken halkın asgari geçim koşullarının devlet tarafından sağlanması, bu süre zarfında özellikle geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşların temel ihtiyaç faturalarının kamu tarafından karşılanması, tüm kamu ve özel borçların en az 60 gün ötelenmesi için desteklerin yaratılması, 

➢ Şehirlerarası seyahatin zorunlu haller dışında yasaklanması,

➢ Şehir içi ulaşımının sosyal mesafe koşullarını sağlayacak şekilde düzenlenmesi,

➢ Covid 19 mücadelesinde görev alan özellikle Bilim Kurulu, İl ve ilçe hıfzıssıhha kurulları ve ilgili kurullarda Türk Tabipler Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve sağlık ile ilgili sendikalar vb  toplumun farklı kesimlerinin katılımının sağlanması,

➢ Covid 19 ile ilgili verilerin uluslararası standartlara uyularak şeffaf bir şekilde paylaşılması, il ve ilçe bazında bu verilerin paylaşımına izin verilmesi,

➢ Covid pozitif hafif vakaların izolasyon süreçleri evlerinde değil kamu tarafından tahsis edilmiş yerlerde sağlık kurumlarının denetiminde geçirmeleri,

➢ Başta risk grupları olmak üzere yaygın test uygulaması yapılması, pozitif vakaların erken dönemde tespit edilmesi,

➢ Covid 19 mücadelesinin tamamen epidemiyolojikbilimsel verilerle planlanması, ekonomik kaygıların belirleyici olmaması,

➢ Aşı çalışmaları ile ilgili sürecin şeffaf ve bilimsel kriterlerle topluma anlatılması, özellikle yazılı ve görsel medyada konunun uzmanları olmayan kişilerin halkı yanlış bilgilendirecek paylaşımlarda bulunmasının önüne geçilmesi risk gruplarından başlanmak üzere toplumun tamamının bilimsel veriler ışığında toplumsal bağışıklamanın sağlanabilmesi için gerekli süre içerisinde aşılanmasının sağlanması,

➢ Sahadaki ve sağlık kurumlarındaki sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının sürdürülebilir olmasının sağlanması, atanmayı bekleyen sağlık personelinin ihtiyaca cevap verecek şekilde atamalarının ivedilikle yapılması, 

➢  Aksatılan covid dışı sağlık problemlerinin tanı ve tedavileri için gerekli altyapının ivedilikle sağlanması, 

➢ Toplanma ve gösteri kısıtlamalarının dil, din, ırk, cinsiyet, siyasi görüş ayırt edilmeksizin toplumun tüm kesimlerine eşit uygulanması, 

➢ Pandemi süreç yönetiminin yasaklar üzerinden değil, bilimsel temelli değerlendirmeler ve şeffaflıkla yürütülmesinin sağlanması, çok büyük önem arz etmektedir. 

 

2-) Deprem gerçeği planlamada ve uygulamada yok sayılmakta, bu gerçek ancak yeni bir deprem meydana geldiğinde, sadece kamuoyunda görünür olmakta, ülke kamuoyu telafisi mümkün olmayan sonuçları tartışmaktan öteye geçmemektedir.

 

Öncelikle belirtmek isteriz ki, “Sağlıklı, güvenilir bir çevrede yaşama hakkı” toplumsal bir talep haline gelmedikçe, ülkemizde deprem ve doğa olaylarının yol açtığı yıkımlar ve felaketler kaçınılmaz olacaktır.

 

Yaşanan depremler sonrasında hep birlikte tanık olduğumuz süreç; bugüne değin eleştirdiğimiz sadece deprem sonrasına hazırlığı öngören yara sarma politikalarımızın bile iflas ettiğini göstermektedir. Kar ve rant odaklı piyasa mekanizmasına teslim eden planlama ve imar anlayışını pekiştirerek uygulamaya devam edilmektedir. Israrla sürdürülen bu plansız ve kendiliğinden kentleşme politikaları nedeniyle, ülkemizin farklı yerlerinde yaşanan her yeni deprem acıları yeniden yaşatsa da, hatalı yapılaşma politikalarının yanlışlarını açıkça gösterse de başta deprem olmak üzere doğal olayların afete dönüşmesi önlenememiştir.Bu kapsamda;

 

➢ Kamu ve toplum yararını esas alan bütüncül planlama yaklaşımı benimsenmelidir.

➢ Kısa vadeli ekonomik ve siyasal çıkarlar uğruna kentlerimizi bir rant alanı olarak gören parçacıl ve projeci planlama yaklaşımları sona erdirilmelidir.

➢ Afetlere karşı gereksinim ve hazırlıkların ivedi olarak uygulamaya sokulması için devlet tarafından kurulan AFAD’ın hazırladığı ‘Türkiye Afet Müdahale Planı’ bütün mesleki ve toplumsal sivil kurumların katılımıyla düzenli olarak gözden geçirilerek,güncellenmelidir.

➢ Deprem toplanma alanlarının konumları ve sayıları kamuoyuyla sürekli paylaşılmalıdır.

➢ Kentimizin yapı stoku envanterinin çıkartılması gerekmektedir. Bilgiler kamuoyuyla paylaşılarak, bu bilgiler ışığında kentin planlama çalışmaları güncellenmelidir.

➢ Denetimler eksiksiz ve doğru bir şekilde yapılmalıdır. Gerek yapı denetim firmaları tarafından, gerekse ilgili belediye yapı kontrol müdürlükleri tarafından kontrol edilen yapıların projelerine uygun olarak inşa edilmeleri sağlanmalıdır.

➢ Kentimizde 2011 yılı öncesi inşa edilen binaların depreme dayanıklılık durumlarının kontrol edilmesi gerekmektedir. 2011 Van Depreminde ağır ya da orta hasarlı olarak tespit edilmiş ve henüz yıkılmamış binaların elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin sonlandırılarak binaların aktif olarak kullanılmaları engellenmelidir.  

➢ 2020 yılı başlarında Başkale İlçesi’nde meydana gelen depremin üzerinden yaklaşık olarak  1 yıl geçmesine rağmen bölgede kalıcı konut inşaatına başlanamamıştır. Afetten zarar gören yurttaşlarımız kendi imkanlarıyla konutlarını yapmakta ya da konteynerlerde yaşamlarına devam etmektedirler. Kalıcı çözüme ulaşılması için konutların yapılması ve yurttaşlarımızın sağlıklı, güvenilir bir ortamda yaşamlarının sürdürülmesi sağlanmalıdır.

➢ İmar Barışı olarak adlandırılan, rant odaklı olup tamamen gözleme dayanılarak kişinin beyanı sonucunda hiçbir mühendislik kontrolünden geçirilmeden yasal konuma getirilen çalışmaların bir daha ülkemizde uygulanmaması gerekmektedir.

 

Bizlere düşen görev ise deprem gerçeğini unutmamak veunutturmamaktır…

 

3-) Uluslararası toplumun 2. Dünya Savaşı sonrasında, temel hak ve özgürlükler ile insan onurunu önceleyen evrensel bir düzen kurulmasına karar vermesiyle İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin imzalandığı 10 Aralık 1948 tarihi üzerinden tam 72 yıl geçmiş durumda olup 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nün önemini belirtmek isteriz. 

 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin başlangıç kısmında da belirtildiği üzere; Dünyada özgürlük, adelet ve barışın temeli, insan onuru ile eşit ve devredilmez haklarını tanımak, insan haklarını hukuku egemen kılmakla mümkündür.  

 

Yine bildirgenin nihai amacı da “korkudan ve yoksulluktan kurtulmuş insanlar için özgürlüğe sahip olacakları bir dünya” olarak belirtilmiştir. 

 

2. Dünya savaşının yıkıntılarıyla oluşan ağır sonuçların giderilmesi için ihtiyaç duyulan ve uluslararası toplumun özgürlüğün hakim olduğu bir dünya istemiyle bir araya gelerek imzaladığı Evrensel Bildirgen’nin 72. yılında bu amaçların gerçekleştiğini söylemek pek mümkün değildir. İlimiz ve ülkemizde özellikle son yıllarda yaşanan hak ihlalleri İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin temel amacından uzaklaşıldığını göstermektedir. Van Akademik Meslek Odaları olarak bir kez daha önemle belirtmek isteriz ki ülkelerin gelişmişlik düzeyi hukukun üstün kılınması ve insan hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik politikalarıyla belirlenebilecektir. 

 

Bu kapsamda ilimizde yaşanan bir kaç ihlale de değinmek gerekecektir.

 

➢ Van Valiliği tarafından 15 günde bir alınan kararlarla 1500 günden fazla bir süredir devam ettirilen, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, basın açıklamaları ve etkinliklerin yasaklanmasına ilişkin Anayasa ve AİHS’le güvence altına alınan temel hakka yönelen kanuna aykırı bu  uygulamaya son verilmelidir.

➢ 11.08.2020 tarihinde yapılan Van Akademik Odalar toplantısı sonrası paylaşılan sonuç bildirgesinde de belirttiğimiz üzere Van Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kadroya geçişleri sağlanmayan ve tekrar tekrar yapılan mülakatların mahkeme kararlarıyla iptal edilmesine rağmen, hala çalışma ve yaşam hakları ihlal edilen 306 işçinin mağduriyetleri giderilmelidir.

➢ 11 Eylül’de Van Çatak ilçesinde gözaltına alındıktan sonra uğradıkları işkence ve darp sonucu Servet Turgut’un ölümü ile Osman Şiban’ın ağır derecede yaralanmasına ilişkin başlatılan soruşturmanın etkili yürütülerek tüm sorumlular yargılanmalı, soruşturma dosyası cezasızlık ile sonuçlandırılmamalıdır. 

➢ Yürüttükleri gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanan gazeteciler serbest bırakılmalı, yargılamalar tutuksuz olarak yürütülmelidir. 

 

İlimizde yaşanan ve yalnızca bir kısmına değinilen ihlallerin kentimizin tarihi dokusuna ve kozmopolit yapısına zarar verdiğini hatırlatıyor, eşit haklar ve özgürlükler üzerine kurulu toplum düzeninin baki olduğu bir hukuk devletine ulaşma idealiyle 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü kutluyoruz.

 

4-) Henüz detayları kamuoyuyla paylaşılmayan yargı reformunun yoğun bir şekilde tartışıldığı, ülkenin en önemli ve kalıcı çözümü gerektiren sorunu olan Kürt sorununda çözüm arayışlarının olduğu bir süreçte, kapsayıcı, katılımcı, toplumun her bir bireyinin kendisini bulabildiği, eşit ve demokratik temeller üzerine kurulu yeni bir toplumsal sözleşmeyle, yani yeni bir Anayasa’nın yapılmasıyla başlanması gerektiğinin önemini belirtmek istiyoruz. Anadilde eğitim ve Anayasal vatandaşlığın dahi hala konuşulamadığı, temsilde adaletin yerini bulmadığı, her koşul ve şartta Anayasa tarafından güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin korunamadığı, kamu görevlilerinin karıştığı toplumsal davalar ile işkence ve öldürme ile sonuçlanan yargılamaların cezasızlık ile sonuçlandığı bir düzen, geleceği daha da belirsiz ve  endişe veren bir hale getirmektedir. 

 

Bu kapsamda, ülkenin yoğun sosyal ve ekonomik problemlerden geçtiği ve yeni bir arayışın olduğu bir süreçte, yargı reformu kapsamında yapılması planlanan ve toplumun tamamını kapsaması gereken, bireyi ön plana alan ve “devlet birey için vardır” anlayışını özümseyen, yargı bağımsızlığını tam koruma altına alacak ve müdahalelere son verecek olan, uzun yıllardır devam eden Kürt sorununun çözümü noktasında samimi, etkin ve kalıcı politikalar üreterek hukuku ve demokratik toplum anlayışını önceleyen ve temelini hukuk ve demokrasiden oluşturan düzenlemelere destek vereceğimizi belirtiyor, bu sürece zarar verecek veya engellemeye çalışacak olan ve çözümsüzlükten beslenen tüm kesimlerin karşısında olacağımızı, Van Akademik Odalar Birliği bileşenleri olarak bu süreçte görev almaya hazır olduğumuzu saygılarımızla bildirir, önerilerimizi kamuoyuna önemle sunarız.

 

 

VAN AKADEMİK ODALAR BİRLİĞİ 

 

VAN-HAKKÂRİ TABİP ODASI

VAN-AĞRI-HAKKÂRİ SMMM BÖLGE ODASI

VAN-BİTLİS-HAKKÂRİ ECZACI ODASI

TMMOB VAN İL KOORDİNASYON KURULU

VAN DİŞ HEKİMLERİ ODASI

VAN BAROSU


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 435 - Çoğul : 1342 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 586737 - Toplam Çoğul Ziyaret : 2453112 ]|-