Soruşturma Aşamasında Dosya İncelemesi-HSYK Kararı

13 Ocak 2014

T.C. 
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU 
 
 
 
Sayı : 87742275-659-0289-2012/658/57864 09/12/2013 
Konu : Soruşturma aşamasında avukatların 
 dosya içeriği incelemesi 
 
 
 
 
…. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 
 
 
 
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre Cumhuriyet başsavcılığı tarafından 
yürütülen soruşturmalarda; şüphelinin müdafisi, mağdur veya şikâyetçinin ise vekili 
olabilmek için dosya içeriğini incelemek isteyen avukatların taleplerinin soruşturmanın 
gizliliği, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ilkeleri belirtilerek reddedildiği, 
avukatların kendilerine başvuran şüphelilerin müdafiliğini, mağdur ya da şikâyetçilerin ise 
vekilliğini üstlenebilmeleri için sadece bu kişilerin anlatımları ile yetinmeyip dosya 
içeriklerini inceleyerek müdafi ya da vekil olup olmayacaklarını değerlendirmelerinin bir 
zorunluluk olarak ortaya çıktığı ve savunma hakkı açısından bu durumun önem arz ettiği, 
mevcut yasal düzenlemelerde belirtilen “müdafi” ve “vekil” ifadelerinin yüksek mahkemeler 
tarafından da bu sıfatların kazanılması halinde dosya içeriğinin incelenmesi ve belge 
alınmasının mümkün olabileceği şeklinde yorumlandığı, oysa avukatların sebep ve gerekçe ile 
şüpheli ya da mağdur ve şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu 
dilekçesinde açık bir şekilde belirtmek suretiyle kısıtlama kararı alınmayan soruşturma 
dosyalarını incelemesinin ilgili Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime 
imkân sağlayacak biçimde dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilerek mümkün olabileceği 
Kurulumuza intikal eden bilgilerden anlaşılmıştır. 
Bu bakımdan, konuya ilişkin öncelikle ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları ve 
uygulama açısından savunma hakkı ile mevzuatın bu konuda tanımış olduğu yetkinin 
çerçevesinin belirlenmesi, kısıtlama kararı bulunmayan dosyalar bakımından avukatların olası 
müvekkilleriyle ilişkilerinin tesis edilebilmesi için ihtiyaç duydukları belgelerin incelenmesi 
için dengeli ve orantılı bir çözüme ulaşılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. 
A- Mevzuat Hükümleri 
Bilindiği üzere, 2709 sayılı Anayasa’nın 38’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; 
“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz”, 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6’ncı 
maddesinin ikinci fıkrası: “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit 
oluncaya kadar suçsuz sayılır”, 
 
 2/8 
 
04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Tanımlar” başlıklı 
2’nci maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında; 
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, 
b) Müdafii: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı, 
c) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde 
temsil eden avukatı, 
d) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden 
iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, 
e) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar 
geçen evreyi, 
f) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun 
kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından 
etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi, ifade eder.”, 
“Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi” kenar başlıklı 153‘üncü maddesinde; “(1) 
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini 
harçsız olarak alabilir. 
 (2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, 
soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh 
ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir. 
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve 
adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar 
hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz. 
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya 
içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin 
örneklerini harçsız olarak alabilir. 
(5) Bu Maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.”, 
“Soruşturmanın gizliliği” kenar başlıklı 157’nci maddesinde; “(1) Kanunun başka 
hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla 
soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.”, 
19/03/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 
“Avukatlığın amacı” kenar başlıklı 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yargı 
organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi 
teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara 
görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler 
saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine 
sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır.” 
“İşlerin stajyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının incelenmesi ve dosyadan 
örnek alma” kenar başlıklı 46’ncı maddesinde; “Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki 
stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri 
yollarla örnek aldırabilir. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir. 
Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. 
Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen 
avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”, 3/8 
 
06/08/2013 tarihli ve 28730 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri 
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğinin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve 
örnek alınması” kenar başlıklı 54’üncü maddesinde; “(1) Kanunun başka hüküm koyduğu 
hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek şartıyla soruşturma evresindeki 
usul işlemleri gizlidir. 
(2) Şüpheli ve müdafii soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği 
belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alabilir. 
(3) Şüpheli ve müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek almasına 
ilişkin yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının 
istemi ve ilgili hâkimin kararıyla kısıtlanabilir. 
(4) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve 
adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar 
hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. 
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören ve vekilleri 
de yararlanır. 
(6) İncelemenin yapıldığına ya da belge örneği alındığına dair düzenlenen dosya 
inceleme veya belge örneği alma tutanağı, dosyayı inceleyen ya da belge örneği alan ile 
nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a aktarılır. 
(7) Soruşturma evrakı soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla Cumhuriyet savcısının 
belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda incelenir.” 
Hükümleri bulunmaktadır. 
Öte yandan, Kurulumuzun 18/10/2011 tarihli ve (33) No’lu “Soruşturmanın gizliliği 
ve basının bilgilendirilmesi” konulu Genelgesinin sonuç bölümünde; “Soruşturmanın gizliliği 
ilkesi, kişilik hakları ve masumiyet karinesi ile delillerin güvence altına alınması hususları 
göz önünde bulundurularak; Soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyerek istediği 
belgelerin bir örneğini alabilen şüpheli ya da müdafi, mağdur ya da şikâyetçi ile suçtan zarar 
gören ve vekillerinin gizli kalması gereken hususları açıklamamaları yönünde uyarılması…” 
konularında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 
B- Yargı Kararları 
Konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/11/2011 tarihli ve 2011/9206 
Esas, 2011/57200 Karar sayılı Kararında; “İlgili mevzuatımız gereğince genel olarak 
soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafi ya da katılan, suçtan zarar gören veya 
malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek 
kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya 
vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği, 
vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile 
icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise 
incelenemeyeceği”, 
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25/10/2011 tarihli ve 2011/10088 Esas, 2011/5760 Karar 
sayılı ve 25/02/2013 tarihli ve 2013/2162 Esas, 2013/3283 Karar sayılı kararlarında; “Genel 
olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafi ya da katılan, suçtan zarar gören 
veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek 
kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya 4/8 
 
vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği, 
vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile 
icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği” hususu açıkça belirtilmiştir. 
Öte yandan, mülga Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza 
Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 45’inci maddesinin 
ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan, “Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek 
kaydıyla” ile “Görevlendirme belgesi veya vekaletname ibraz ederek” ibareleri ve anılan 
maddenin beşinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 
153’üncü maddesindeki hükme, anılan Yönetmelikle kısıtlama getirildiği, müdafiin bilgilere 
ulaşmasının zorlaştırıldığı ileri sürülerek açılan iptal davasında Danıştay 10. Dairesinin 
22/05/2008 tarihli ve 2005/5971 Esas, 2008/3448 Karar sayılı ilâmında özetle; “Kural olarak 
soruşturma aşamasındaki usul işlemlerinin gizli olduğu, soruşturma evresinde dosyayı 
incelemek ve içerisinden örnek almak isteyen müdafi, mağdur veya şikayetçi vekilinin 
soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla dosya ile ilgisini belgelemek amacıyla 
görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakının içeriği ile el 
konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceleyebileceği, dilekçeyle müracaatı halinde ise 
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği” şeklinde uygulama örnekleri 
bulunmaktadır. 
C- Soruşturmanın Gizliliği ve Masumiyet Karinesi Açısından Değerlendirme 
Soruşturma evresinin gizliliği, ceza adaletinin doğruluk, dürüstlük ve gerçeğe ulaşma 
ilkelerinin gerçekleştirilmesi için bir zorunluluktur. 
Gizlilik, soruşturma işlemlerinde ilgililerden başka kimsenin hazır bulunamamasını ve 
soruşturma evrakının kamuya açık olmamasını ifade etmektedir. 
Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa geçirilmesi hâlinde, dosyadan bu 
tutanakların alınması ve okunması, dosyanın gizliliğiyle ilgili olup ayrı kurallara bağlanmıştır. 
Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar 
başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 
38’inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkesin 
masum sayılacağı ifade edilmiştir. 
Avukatlık Kanunu’nun 46’ncı maddesindeki düzenlemenin ise doktrinde; genel 
nitelikte olduğu için, soruşturma evresindeki özel düzenlemelerin saklı olduğu belirtilmiş, bu 
sebeple soruşturmanın gizliliği ilkesinin, sanığın lekelenmeme hakkı gibi üstün menfaatlerini 
koruması sebebiyle bunun getirdiği özel kuralların önceliği olduğu vurgulanmıştır. 
Bu doğrultuda, kişilerin lekelenmeme hakkı bulunduğundan avukatların dosya 
inceleme yetkisinin makul bir gerekçesinin olması gerektiği açıktır. Zira herhangi bir dayanak 
olmaksızın soruşturma dosyasını inceleme talep eden tüm avukatlara verilmesi telafisi 
mümkün olmayacak bir kısım zararlara yol açabilecektir. 
Ayrıca, bu şekilde her avukatın sebep ve gerekçe göstermeksizin soyut bir talep ile her 
istediği soruşturma dosyasını incelemesi halinde, özel hayata ilişkin bilgiler ve kişisel veriler 
şüphelinin aleyhine kullanılabileceği gibi soruşturmanın amacını ve muhafaza altına alınmış 
delilleri tehlikeye düşürebilecektir. 
Yine, örgütlü suçlarla ilgili yapılan nitelikli soruşturma dosyalarında henüz kısıtlama 
kararı alınmasının değerlendirme aşamasında olduğu durumlarda, ilgili ya da ilgisiz 
avukatların dosya inceleme talepleri, anılan soruşturmayı kısa sürede ve eksiksiz bir şekilde 5/8 
 
tamamlama, delilleri güvence altına alma ve dava açma görevi bulunan Cumhuriyet 
savcılarının görevlerinin ifasını da aksatabilecektir. Buna bağlı olarak da, soruşturmaların 
makul sürede yapılamamasına ve nihayetinde adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine de 
sebebiyet verebilecektir. 
Dolayısıyla dosyayı inceleme talebinde bulunan avukatın müdafi veya vekil olduğuna 
dair görevlendirme yazısı, ya da avukatların sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve 
şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde açık bir 
şekilde belirtmek suretiyle kısıtlama kararı alınmayan soruşturma dosyalarını incelemesi için 
ilgili Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime imkân sağlayacak biçimde 
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmek kaydıyla avukatlar ile soruşturma dosyasındaki 
taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ortaya koyulmasının bir ispat aracı olarak da şüpheli lehine 
bir teminat olacağı açıktır. 
D- Henüz “müdafi” ya da “vekil” sıfatı almamış avukatların müvekkilleri ile ilişki 
kurabilmeleri şüpheli, mağdur veya şikâyetçinin haklarını savunabilmeleri için 
soruşturma dosyasını incelemeye ihtiyaç duymaları 
Avukatlar; kendilerine başvuran şüphelilerin müdafiliğini, mağdur ya da şikâyetçilerin 
ise vekilliğini üstlenebilmeleri için sadece bu kişilerin anlatımları ile yetinmeyip şüpheli, 
mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden aldıkları sözlü irade veya yazılı beyan ya da 
talepname ile doğrudan ilgili soruşturma dosyasını inceleme ve sonrasında yapacakları 
değerlendirme neticesinde vekâletname düzenleme konusunda karar verme ihtiyacı 
duyabilmektedir. 
Ancak henüz bu aşamada yukarıda belirtilen mevcut yasal düzenlemeler ile yüksek 
mahkeme kararlarında belirtilen “müdafi” ve “vekil” sıfatlarını henüz kazanmadıkları açıktır. 
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri 
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve örnek 
alınması” kenar başlıklı 54’üncü maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası uyarınca şüpheli, 
mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenin soruşturma evresinde dosya içeriğini 
inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız 
olarak alabilmesi karşısında, avukatların kendisine müracaat eden şüpheli, mağdur, şikâyetçi 
ve suçtan zarar görenden soruşturma belgelerinin bir örneğinin getirmesini istemesi mümkün 
ise de hayatın olağan akışı içerisinde pratikte her zaman bu yöntem uygulanamamaktadır. 
Bu durumda soruşturma dosyasının incelenebilmesi ve suret alınabilmesi, ancak 
şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden birisinin avukata müracaatı ve doğrudan 
vekâletname düzenlenmesi ile mümkün olabilecektir. 
Bununla beraber avukatların sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve 
şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde açık bir 
şekilde belirtmeleri, kısıtlama kararı alınmayan soruşturma dosyalarını incelemesi için ilgili 
Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime imkân sağlayacak biçimde 
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmesi bir zorunluluktur. 
Ayrıca, incelemenin yapıldığına dair düzenlenen dosya inceleme tutanağı, dosyayı 
inceleyen ile nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a 
aktarılmalı; soruşturma evrakı soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla Cumhuriyet savcısının 
belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda incelenmelidir. 6/8 
 
Bu konuda diğer önemli bir husus da savcılıkça haklarında soruşturma yürütülen 
şüphelilerin, kendileri, kanunî temsilcileri, vekil ya da müdafileri tarafından Ulusal Yargı Ağı 
Bilişim Sistemine kayıtlı olan soruşturmalar bakımından mevcut bu soruşturmaların devamı 
sırasında kalem hizmetlerinin yürütüldüğü genel soruşturma bürosuna müracaat edilerek 
evrak, sayı ve safahatı ile ilgili yoğun şekilde yapılan taleplerin karşılanmasında ortaya çıkan 
sorunlardır. 
UYAP ekranında, haklarında soruşturma yapılan şüphelilerin açık kimlik bilgileri, 
soruşturma evrakının numarası, hangi suçtan soruşturma yapıldığı veya muktezaya bağlanan 
evrakın akıbeti ile ilgili bilgiler yer almaktadır. 
Vekâletname veya görevlendirme belgesi olmaksızın UYAP ekranından sorgulama 
yapılarak bu sonuçların yetkisiz kişilerin eline geçmesine neden oldukları iddiası ile savcılık 
esas masası görevlileri hakkında soruşturma yapılabilmektedir. 
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde kayıtlı belirli bir soruşturmaya ilişkin bilgilerin 
verilmesinin; 
a) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümlerine göre 
değerlendirilmesi gereken bir talep olarak görülüp görülemeyeceği, 
b) Bilgi edinme hakkı kapsamında karşılanıp karşılanamayacağı, 
c) Görevlendirme yazısı ya da vekâletname ibraz edemeyen müdafi ya da vekiller 
açısından mümkün olup olmayacağı, 
tereddüt edilen konu başlıklarından bazılarını oluşturmaktadır. 
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun; “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4'üncü 
maddesinde; 
“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. 
Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel 
kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle ve faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve 
karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. 
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükler 
saklıdır.”, 
“Adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20'nci 
maddesinde; 
“Açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; 
a) Suç işlenmesine yol açacak, 
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanuni yollarla yakalanıp 
kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, 
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, 
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlal edecek, 
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. 
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 
tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı 
İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.”, 
Hükümleri bulunmaktadır. 
Görüldüğü üzere, soruşturmanın devamı sırasında UYAP Sistemine kayıtlı soruşturma 
evrakına ilişkin olarak numara, safahat veya başka taleplerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı 7/8 
 
Kanunu'nun 20'nci maddesinin b, c ve son bentleri uyarınca anılan Kanun kapsamında 
değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. 
 
 
Buna göre, UYAP ekranında soruşturma yapılan kişilerin açık kimlikleri ile 
soruşturmaların hangi suçtan ya da suçlardan yapıldığına ilişkin bilgilerin verilmesi 
konusunda Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre soruşturmanın gizliliğine halel 
gelmesinin önlenmesi açısından anılan Kanunun 157'nci maddesindeki hükümlere riayet 
edilmesi, ayrıca Cumhuriyet savcısının soruşturma evrakı hakkında kısıtlama kararı aldığı 
dosyalar bakımından bu duruma uygun hareket edilmesi, soruşturma evrakından bilgi ve 
belge taleplerinin mutlak surette Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümlerine 
göre değerlendirilmesi bir zorunluluktur. 
E- Sonuç 
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında avukatların kendilerine müracaat eden 
şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenin müdafi ya da vekilliklerini alabilmeleri ile 
onlarla vekâlet ilişkisi kurabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanabilmesi bakımından; 
1- Öncelikle avukatların vekâlet ilişkisinin tesisi bakımından Cumhuriyet 
Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin 
Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve örnek alınması” 
kenar başlıklı 54’üncü maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası uyarınca şüpheli, mağdur, 
şikâyetçi ve suçtan zarar görenin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve 
istediği belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alabilmesi 
karşısında, avukatların şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden soruşturma 
belgelerinin bir örneğinin getirmesini istemesi suretiyle işlem yapılması, 
2- Hayatın olağan akışı içerisinde pratikte her zaman bu durumun mümkün olamaması 
ve avukatların şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden aldıkları sözlü irade veya 
yazılı beyan veya talepname (Talepname; şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar 
görenlerin ya da bu kişilerden birinin tutuklu olması veya bu ve benzeri bir hal sebebiyle 
avukata başvuramaması durumunda 3. dereceye kadar -dâhil- yakınlarının beyanlarını içeren 
vekâlet ilişkisinin tesisinden önce avukata başvurduklarını gösteren belgedir.) ile doğrudan 
ilgili soruşturma dosyasını inceleme ve sonrasında yapacakları değerlendirme neticesinde 
vekâletname düzenleme konusunda karar verme ihtiyacı duymaları halinde; 
a- Sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve şikâyetçiden hangisi için inceleme 
yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde veya talepnamesinde açık bir şekilde 
belirtmeleri ve bu belgeye Cumhuriyet savcısının havalesi ile soruşturmayı geciktirmemek 
kaydıyla evrakın Cumhuriyet savcısının belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön 
büroda incelenmesi, 
b- İncelemenin yapıldığına dair düzenlenen dosya inceleme tutanağının, dosyayı 
inceleyen ile nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a 
aktarılması, 
c- Bu dilekçelerin ve inceleme tutanağının denetime imkân sağlayacak biçimde 
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmesi, 
3- UYAP Sisteminde kayıtlı belirli bir soruşturmaya ilişkin olup, doğrudan esası 
ilgilendirmeyen ve gizlilik ilkesinin ihlali ya da kişisel verilerin korunması kapsamında 8/8 
 
değerlendirilmeyen “soruşturmanın; açıldığı tarih ve numarası ile görevli Cumhuriyet savcısı 
ve soruşturmanın devam edip etmediği, soruşturma tamamlanmış ise bu konuya ilişkin olarak, 
düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da iddianamenin tarih ve sayısı ile 
açılan davanın görüleceği mahkeme bilgilerinin” dilekçe ile talep hâlinde Cumhuriyet 
savcısının uygun görmesi üzerine verilmesi, 
gerektiği düşünülmektedir. 
Bilgi edinilmesiyle keyfiyetin yargı çevrenizdeki Cumhuriyet başsavcılıkları ile 
merkezdeki Cumhuriyet savcılarına bildirilmesini rica ederim. 
 
 
İbrahim OKUR 
Başkanvekili V. 


ONLINE KİŞİ : ( 3 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 174 - Çoğul : 862 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 38140 - Toplam Çoğul Ziyaret : 183729 ]|-