MISIRDAKİ İDAMLARA KARŞI BAROMUZ İHM’DEN AÇIKLAMA

26 Şubat 2019

BASINA ve KAMUOYUNA;

 

Mısır Arap Cumhuriyeti uzun yıllar gayri hukuki yöntemlerle yönetildikten sonra olağan ve meşru bir döneme geçiş sürecinde yapılan demokratik seçimlerle işbaşına gelen ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed MURSİ 3 Temmuz 2013 günü Mısır Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Abdulfettah El Sisi tarafından yapılan darbeyle görevden alındı ve tutuklandı. 

Darbeden sonra Mısır’da olağan üstü bir hukuk düzeni işleyişine geçilmiş, binlerce muhalif özellikle de İhvan taraftarı gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Yargılamalar günümüze kadar duraksamaksızın devam etmekte, gelinen süreçte binlerce kişi idam cezası istemiyle yargılandı, yargılanmaya devam edilmektedir.

Mısır’da askeri yönetim tarafından meşru hükümetin darbe yoluyla devrilmesi sonrasında başta Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve iktidardaki siyasi parti olan İhvan üyelerine olmak üzere muhalif kesimlere verilen idam cezaları kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. En son;Mısır’da 2015 yılında Başsavcı Hişam Berekat’a düzenlenen bombalı saldırıdan sorumlu olduğu gerekçesiyle idama mahkum edilen 9 kişinin cezaları infaz edildiği üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız." Sanıkların"yargılama aşamasında İşkenceye maruz kalarak suçu zorla kabul etmeleri sağlandığını buna ilişkin Uluslar arası Af Örgütünün tüm çağrıları hiçe sayılarak infazlar tamamlanmıştır.

Dünya tarihinde birçok acı tecrübe ile sabit olan ve Askeri darbe dönemlerinde, adaletsiz yargılamalarla hukukun ve yargının muhalifleri sindirmenin basit araçlarına dönüştürüldüğü bilinmektedir. Politik saiklerle askeri yönetimce muhalif kesimlere verilen idam cezalarının insanlık onuruyla bağdaşmayan, insan haklarına aykırı bu tutuma dünya kamuoyunun sessiz kalmaması,Kişinin suçu ne olursa olsun İdam cezasının insanlık dışı bir cezalandırma yöntemi olduğu, en temel haklardan olan yaşam hakkını ihlal ettiğini, bunun kabul edilemez olduğunu bildirmek istiyoruz.

Mısır’da bugün yaşananlar, 39 yıl önce Türkiye’de yaşanan 12 Eylül Askeri Cunta uygulamalarının bir benzeridir. Bu benzerlik Latin Amerika ülkelerinden tutun Avrupa’ya Asya’dan Afrika’ya kadar kendini her daim göstermiş, her daim sonu acı ve gözyaşı olmuştur. Hiç şüphesiz Mısır Askeri yönetimi, dünya kamuoyunun vicdanında mahkûm olduğu gibi, başta yaşam hakkına yönelik suçlar olmak üzere işledikleri tüm suçların cezai sorumluluğundan kaçınamayacaklardır.

Van Barosu İnsan hakları Komisyonu olarak Mısır’da seçilmiş, meşru hükümetin darbe yoluyla devrilmesi sonrasında adil olmayan yargılamalar sonunda verilen idam kararlarını kınadığımızı belirtmek istiyoruz.

Mısır’daki Askeri yönetimin insan haklarına meydan okuyan yargılamalarına ve idam cezalarına etkili bir şekilde karşı çıkılması gerektiği ve dünyanın gözü önünde yaşanan infazların derhal durdurulması içinbaşta Birleşmiş Milletler daimi temsilcileri olmak üzere Avrupa Birliği, tüm dünya ülkelerinin, İnsan Hakları örgülerinin bu hukuksuzluğa son vermek üzere ses çıkarmaya davet ediyoruz.

Mısır Arap Cumhuriyetinde olağanüstü bir süreç yaşandığı, Askeri yönetimin yargılama makamlarını bir sindirme aracı olarak kullandığı tüm dünya kamuoyunun malumu iken;17ocak günü İstanbul Atatürk Havalimanına gelen ve idamla yargılanan Mısır uyruklu Muhammed AbdulhafızAhmed Hüseyin İhvan mensubu olduğunu ve Mısır'da hakkında idam kararı bulunduğunu defalarca dile getirdiği halde siyasi sığınma talebinde bulunduğu ancak bürokratik bir takım engellemeler bahane edilerek talebi kabul edilmeyerek 18 Ocak'ta Mısır'daki darbe yönetimine tesliminin hukuki insani ve vicdani bir izahı bulunmamaktadır.

6706 Sayılı CEZAİ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU’nda açıkça belirtildiği üzere;Ulusal ve uluslararası hukuk kuralları kapsamında hakkında bırakın idam kararını, idam edilme yahut işkence, eziyet tehlikesi bulunan birinin sınır dışı edilmesi açıkça yasak iken, Mısır uyruklu Hüseyin’in hukuksuz bir şekilde ülkesine iade edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. İadesinde aktif rol alan,kastı veya ihmali olan tüm kamu görevlileri hakkında idari ve cezai soruşturmalar ivedilikle yürütülmelidir. Bu kabul edilemez duruma yetkililerden samimi bir özür dilenmesi gerektiğini vurgulayarak tüm dünyanın Mısır Arap Cumhuriyetinde yaşanan bu hukuksuzluklara ses çıkarmaya, infaz aşamasında olan İdamların durdurulması için çağrıda bulunuyoruz.

VAN BAROSU İNSAN HAKLARI KOMİSYONU


 

 

 


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 136 - Çoğul : 325 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 198526 - Toplam Çoğul Ziyaret : 987096 ]|-