KARADENİZ BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU

04 Mart 2020

BASINA VE KAMUOYUNA

Şubat 2020 tarihi itibariyle, Ordu E Tipi Kapalı C.İ.K, Giresun Espiye L Tipi Kapalı C.İ.K, Trabzon, Beşikdüzü T Tipi C.İ.K, Rize, Kalkandere L Tipi Kapalı C.İ.K, Bayburt M Tipi Kapalı C.İ.K için avukatların müvekkillerini ziyaretleri, mahpuslar tarafından yollanan mektuplar, aileleri tarafından yapılan başvurular ve sosyal medya ile ulusal ve uluslararası medyaya yansıyan bir kısım hak ihlallerinin yaşandığı iddiaları doğrultusunda; Karadeniz Bölgesi Hapishanelerinde yaşanan hak ihlallerinin tespiti amacıyla Van Barosu Cezaevi Komisyonuolarak, ilgili cezaevlerine ziyaretler gerçekleştirilmiş ve bu ziyaretler neticesinde elde edilen bilgiler doğrultusunda bugün kamuoyuna sunacağımız raporun hazırlanması gerekmiştir. Ziyaretlerimiz sırasında tespit edilen hak ihlallerinin detayları raporumuzda yer aldığı üzere şöyledir;

 

 

  • Özellikle bir kısım cezaevlerinde, haklarında toplatma kararı olmayan gazete, dergi ve kitap gibi süreli ve süresiz yayınların yasak denilerek mahpuslara verilmediği husususöylemler doğrultusunda tespit edilmiştir.

 

  • Yine mahpusların hastaneye sevk taleplerinin aylar sonra yerine getirildiği ve yine hastaneye götürülürken ve bekleme odasında beklerken ve tedavi esnasında kelepçeli olacak şekilde tedavilerinin yapıldığı ve yine hastane sevklerinin ambulans yerine ring denilen araçlar ile yapıldığı ve aynı şekilde bekleme odasında bekletilirken farklı suç grupları ile aynı odalarda tutuldukları husususöylemler doğrultusunda tespitedilmiştir.

 

  • Spor zamanı ve saatinin de en asgari sınırda tutulduğu ve çoğu zaman keyfi tutumlarla engellendiğiyine sohbet haklarının mahpuslara hiçbir surette verilmediğini ve yine kütüphane, kurs-atölye alanları tamamen kendilerine kapatılmış durumda olduğusöylemler doğrultusunda tespit edilmiştir.

 

  • Yine raporumuzda detaylı anlatıldığı üzere bir kısım cezaevlerinde; cezaevine ilk defa gelen mahpusların, haklarında disiplin cezaları olmamasına rağmen uzunca bir süre tek kişilik koğuşta tutuldukları, Metin AKTİN isimli bir mahpusun bu durumun keyfiyetten kaynaklandığını düşündüğünü ve 13.02.2020 tarihinden itibaren açlık grevine başladığı söylemler doğrultusunda tespit edilmiştir.

 

  • Yine bir kısım cezaevlerinde hasta tutsakların olduğu ve bu cezaevlerinde ilaçların aylar sonra kendilerine verildiği  husususöylemler doğrultusunda tespit edilmiştir.

 

  • Yine bir kısım cezaevlerinde ilk defa cezaevine gelen mahpusların çıplak aramaya maruz bırakıldığı, bunu kabul etmeyen mahpusların işkenceye varan muamelelere maruz bırakıldıkları, zorla üstlerinin çıkarıldığı gibi hususlar yine söylemler doğrultusunda tespit edilmiştir

 

 

Ulusal ve Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda; mahpusların hakları ile ilgili oldukça gelişmiş standartlar olmasına karşın mahpuslar, ilgili hakları ve düzenlemeleri doğrudan kullanamamaktadırlar. Hakların kullanımının, bir başka kişinin inisiyatifinde olması, bunların aynı zamanda keyfi biçimde kısıtlanmasını olanaklı kılmaktadır. Yetkililler, Cezaevi Müdürleri, kaynağını uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa’dan alan yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar yapmaktadır. Bu durum gerek mahpuslarda gerek ailelerinde ve gerekse mahpusların avukatlarında ve biz insan hakları örgütlerinde cezaevi sistemine ilişkin ciddi güvensizlikler oluşturmaktadır. Bir bütün olarak bu saptamalar, hapis cezalarının infazında, özgürlüğünden yoksun bırakılmanın kendi başına yeterli bir ceza olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği ve gerek cezaevinin fiziksel koşulları ve gerekse uygulanan rejimin, çekilmekte olan cezanın şiddetini daha da arttırdığını göstermektedir.

 

Kurumumuz esasında; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Raporumuzda detaylı açıkladığımız üzere bahse konu cezaevlerinde yaşananhak ihlallerine karşı Adalet Bakanlığını, İç İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığını, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ve Kamu Denetçiliği Kurumlarını ve ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz. 

 

                                                                                   Van Barosu Cezaevi Komisyonu

 

                              KARADENİZ BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU
 
Ocak-Şubat 2020 tarihleri arasında, Ordu E Tipi Kapalı C.İ.K, Giresun Espiye L Tipi Kapalı C.İ.K, Trabzon, Beşikdüzü T Tipi C.İ.K, Rize, Kalkandere L Tipi Kapalı C.İ.K, Bayburt M Tipi Kapalı C.İ.K için avukatların müvekkillerini ziyaretleri, mahpuslar tarafından yollanan mektuplar, aileleri tarafından yapılan başvurular ve sosyal medya ile ulusal ve uluslararası medyaya yansıyan bir kısım hak ihlallerinin yaşandığı iddiaları doğrultusunda Karadeniz Bölgesi Hapishanelerinde yaşanan hak ihlallerinin tespiti amacıyla Van Barosu Cezaevi Komisyonu tarafından ziyaretler gerçekleştirilmiş ve işbu raporun düzenlenmesi gerekmiştir.
 
 
 
 
 
GİRESUN ESPİYE L TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
 
 
• Yasak denilerek okumak istedikleri Yeni Yaşam gazetelerin kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.
 
• Kısmi arama adı altındaki aramalar, baskın şeklinde sürekli bir biçimde ve detaylı olarak arama yapıldığı ve bu aramalarda infaz korumaların bağırmalarına maruz kalındığı belirtilmiştir.
 
• Mahpuslar hastaneye götürülürken bekleme odasında farklı suç grupları ile aynı odalarda tutulduklarını belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar 5 ay evvelinde Giresun E tipinden getirildiklerini anlatmakla, geldiklerinden bu zaman dilimine kadar geçen 5 aylık sürede kitaplarının kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir. Spor zamanı ve saati de en asgari sınırda tutulduklarını, çoğu zaman keyfi tutumlarla engellendiğini belirtmişlerdir. Yine sohbet haklarının kendilerini hiçbir surette verilmediğini aktarmışlardır. Yine kütüphane, kurs-atölye alanları tamamen kendilerine kapatılmış durumda olduğunu belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar, Mehmet REŞİT isimli mahpusun Mardin Cezaevinden 45 gün önce getirildiğini, getirildikten sonra doğrudan tek kişilik koğuşa götürüldüğünü, 45 gündür burada tutulduğunu, kendisinin bir disiplin cezasının söylendiği kadarı ile olmadığını, bu durumun keyfiyetten kaynaklandığını belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar 8 Kişilik koğuşta 24 kişi kaldıklarını belirtmekle zaman zaman çok zor anlar yaşadıklarını belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar kantinden satın aldıklarını malzemelerin fiyatlarının fahiş olduklarını belirtmiş, yine kantinden fahiş fiyata satın aldıkları bu şeylerin kalitesiz olduklarını söylemişlerdir. Başka alternatifleri olmadığınıdan almak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir.
 
• Yine mahpuslar kendilerine gönderilen kargo ve mektupların çok geç verildiğini belirtmişlerdir.
 
• Yine hasta olan mahpuslara ilaçlarının zamanında verilmediğini bunun keyfiyete dönüştüğünü belirtmişlerdir.
 
• Mehmet Emin SUSIN isimli mahpusun ileri derecede şeker hastası olduğunu, hareketlerinin çok yavaşladığını ve yürürken refakate ihtiyaç duyduğunu, bu surette cezaevinde hayatını tek başına idame ettirebilecek bir kimse olmadığını belirtmişlerdir.
 
• Yine Mehmet DARGA isimli mahpusun ileri derecede tansiyon ve şeker hastası olduğunu ve yine kendisinin sürekli bir biçimde refakate ihtiyacı olan bir kimse olduğunu ve bu surette cezaevinde hayatını tek başına idame ettirebilecek bir kimse olmadığını belirtmişlerdir.
 
• Yine Aydın GENÇ isimli mahpusun her iki böbreğinde aşırı tahrifat olduğu belirtilmiştir.
 
• Koğuşlarına henüz getirilmiş olan Sami ÇİFTÇİ isimli mahpusun psikolojik sorunlarının olduğu belirtilmiş ve bunun endişe verici boyutta olduğu söylenmiştir. Sami ÇİFTÇİ’nin kendi kendine konuşma ve olmayan durumların varlığını sorgulama gibi davranışlarının olduğunu belirtmişlerdir.
 
• Oda değişimlerinin çok sınırlı sayıda tutulduğunu ve bazen kendilerinin isteği dışında yapıldığını belirtmişlerdir
 
 
 
 
 
TRABZON, BEŞİKDÜZÜ T TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU
 
• Yasak denilerek okumak istedikleri Yeni Yaşam gazetelerin kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.
 
• İlk defa cezaevine gelen mahpusların çıplak aramaya maruz bırakıldığını bunu kabul etmeyen mahpusların işkenceye varan muamelelere maruz bırakıldıklarını, zorla üstlerinin çıkarıldığını söylemişlerdir.
 
• İnfaz koruma memurlarının keyfi tutumları ile tehtid ve küfürlerine maruz kaldıklarını belirtmiştir.
 
• Cezaevine ilk defa gelen mahpusların aylarca tek kişilik koğuşlarda tutulduğunu bunun keyfiyete dönüştürüldüğünü, bu uygulamanın hücre cezasına benzettiklerini belirtmişlerdir.
 
• Metin AKTİN isimli mahpusun cezaevinde ilk geldiği andan itibaren(yaklaşık 2 ay olduğu belirtilmiştir.) tek kişilik koğuşta tutulduğunu ve bu mahpusun hiçbir taleplerinin keyfi olarak kabul edilmediğini, arkadaşlarının yanına geçme talebinin kabul edilmemesi dolayısıyla 13.02.2020 tarihinden bu yana açlık grevinde bulunduğunu belirtmişlerdir.
 
• Keyfi uygulamalar mahpuslar tarafından kabul edilmediğinde infaz koruma memurlarının hakaretlerine maruz kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu hakaretlere ilişkin yapmış oldukları suç duyurularında etkin bir soruşturma yürütülmediğini ve takipsizlik ile sonuçlandığını belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar 8 Kişilik koğuşta 16 kişi kaldıklarını belirtmekle zaman zaman çok zor anlar yaşadıklarını belirtmişlerdir.
 
• Spor zamanı ve saati de en asgari sınırda tutulduklarını, çoğu zaman keyfi tutumlarla engellendiğini belirtmişlerdir. Yine sohbet haklarının kendilerini hiçbir surette verilmediğini aktarmışlardır. Yine kütüphane, kurs-atölye alanları tamamen kendilerine kapatılmış durumda olduğunu belirtmişlerdir.
 
• Her bir mahpus için 4 (tane) kitap kotası getirilmiş ve kitap dışında yer alan argümanlar da kitap statüsüne alınıp bu kotadan düşülmüştür.
 
• Yasaklama kararı olmayan kitapların keyfi uygulamalar ile verilmediği belirtilmiştir. Ve verilen kitapların da teslimi geç yapıldığını belirtilmiştir.
 
• Hastaneye götürüldüklerinde 7-8 saat boyunca kelepçeli halde rink denilen aracın içerisinde bekletildiklerini belirtmişlerdir.
 
• Mahpusların kimlik taşıması zorunlu kılındığını ve bulundurmadıkları zaman ne hastaneye, ne revire, ne görüşe ne de spora çıkarılmalarının engellendiğini belirtmişlerdir.
 
• İnfaz hâkimliğinin bu yönde kararı olmasına rağmen aynı cezaevinde bulunan arkadaşlarına mektup kitap, vb. materyaller gönderemediklerini belirtmişlerdir.
 
• Kırtasiye malzemeleri, iç çamaşırları, çorap vb. ihtiyaç malzemeleri nedensiz bir şekilde verilmediği belirtilmiştir. Bu yönde infaz hâkimliğine yaptıkları başvuruya, infaz hakimliği cezaevinin bu yönde bir kararı olmadığı için infaz hakimliği karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği belirtilmiştir.
 
• Mahpuslar kantinden satın aldıklarını malzemelerin fiyatlarının fahiş olduklarını belirtmiş, yine kantinden fahiş fiyata satın aldıkları bu şeylerin kalitesiz olduklarını söylemişlerdir. Başka alternatifleri olmadığınıdan almak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir.
 
• Mahpuslar cezaevi demirbaşı sayılabilecek sandalye gibi malzemelerin cezaevi idaresi tarafından kendilerinin karşılaması gerektiğini belirtmişlerdir.
 
• Elektirik giderlerinin kendileri tarafından karşılandığını, bunun ile birlikte sayaç değerlerinin fatura ile örtüşmediğini, elektirik faturasının çok maliyetli olduğunu belirtmişlerdir.
 
• Aktarılan sorunlara ilişkin sürekli olarak idare tarafından “yaparız, ederiz” dendiğini, ancak bir çözüm üretilmediğini belirtmişlerdir.
 
 
 
 
 
 
 
RİZE, KALKANDERE L TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

• Yasak denilerek okumak istedikleri Yeni Yaşam gazetelerin kendilerine verilmediğini belirtmişlerdir.
 
• Bütün siyasi mahpusların 4 koğuşa ayrıldığını ve bu 4 koğuşun cezaevinin 4 ayrı bloğuna gönderildiğini ve kimsenin kimseden haberinin olmadığını ve bu surette arkadaşları ile görüşemediklerini ve haber alamadıklarını söylemişlerdir. Bu uygulama ile yan taraflarında bulunan koğuşlara diğer suç gruplarında bulunan mahpusların alındığını, bu uygulamanın sorunlara neden olduğunu belirtmişlerdir. Öyle ki yaşam tarzları dahi farklı olan bu suç gruplarında bulunan mahpuslarla anlaşamadıklarını, sabah uyanma saatlerinin gece uyuma saatlerinin farklı olduklarını, maç izledikleri zaman gürültü çıkardıklarını, bağırdıklarını, duvarlara vurduklarını, belirtmişlerdir.
 
• Hastaneye sevk taleplerine 8 ay sonra cevap verildiğini belirtmişlerdir.
 
• Spor zamanı ve saati de en asgari sınırda tutulduklarını, çoğu zaman keyfi tutumlarla engellendiğini belirtmişlerdir. Yine sohbet haklarının kendilerini hiçbir surette verilmediğini aktarmışlardır. Yine kütüphane, kurs-atölye alanları tamamen kendilerine kapatılmış durumda olduğunu belirtmişlerdir.
 
• İlk defa cezaevine gelen mahpusların çıplak aramaya maruz bırakıldığını bunu kabul etmeyen mahpusların işkenceye varan muamelelere maruz bırakıldıklarını, zorla üstlerinin çıkarıldığını söylemişlerdir. Bu konuda Kemal YİĞİT ve Murat BAKUDAN isimli mahpusların suç duyurusunda bulunduğunu ve yargı sürecinin devam ettiğini belirtmişlerdir.
 
• Mehmet OĞAN isimli 60 yaşındaki mahpusun ağır kalp hastası olduğunu refakete ihtiyaç duyduğunu, hayatını cezaevinde tek başına idame ettiremediğini belirtmişlerdir.
 
• Yine Bedrettin BAROL isimli mahpusun 66 yaşında olduğunu, kendisinin tansiyon ve kalp rahatsızlıklarının olduğunu dile getirmişlerdir. Yaşı itibariyle refakete ihtiyaç duyduğunu, hayatını cezaevinde tek başına idame ettiremediğini belirtmişlerdir.
 
 
BAYBURT M TİPİ KAPALI CEZA İNFAZ KURUMU

 

• Bu cezaevinde sadece 2 erkek siyasi mahpusun bulunduğunu ve bu mahpusların başka cezaevlerine gönderilme taleplerinin bulunduğunu, bu taleplerinin aylardır karşılık bulmadığını, tecride benzer tarzda hayatlarını idame ettirdiklerini belirtmişlerdir.
 

 

 

 
SONUÇ VE ÖNERİLER: 
1) Ulusal ve Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda; mahpusların hakları ile ilgili oldukça gelişmiş standartlar olmasına karşın mahpuslar, ilgili hakları ve düzenlemeleri doğrudan kullanamamaktadırlar. Hakların kullanımının, bir başka kişinin inisiyatifinde olması, bunların aynı zamanda keyfi biçimde kısıtlanmasını olanaklı kılmaktadır. Yetkililler, Cezaevi Müdürleri, kaynağını uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa’dan alan yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar yapmaktadır. Bu durum gerek mahpuslarda gerek ailelerinde ve gerekse mahpusların avukatlarında ve biz insan hakları örgütlerinde cezaevi sistemine ilişkin ciddi güvensizlikler oluşturmaktadır. Bir bütün olarak bu saptamalar, hapis cezalarının infazında özgürlüğünden yoksun bırakılmanın kendi başına yeterli bir ceza olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği ve gerek cezaevinin fiziksel koşulları ve gerekse uygulanan rejimin, çekilmekte olan cezanın şiddetini daha da arttırdığını göstermektedir. Mahpusluğun bu “ağırlaştırılmış” koşullarını etkin biçimde denetleyecek bir mekanizma bulunmamaktadır.
 
2) BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 10. maddesinde açık bir şekilde “Özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir” denilmektedir. Yine BM Mahpusların Islahı İçin Temel Prensiplerin 1. Maddesinde; “Bütün mahpuslara doğuştan sahip oldukları insanlık onurunun ve değerin gerektirdiği saygıyla muamele yapılır” denmektedir. Oysa ki; Karadeniz Bölgesinde olup ziyaret edilen edilen cezaevlerinden Giresun, Espiye L Tipi Kapalı C.İ.K, Trabzon, Beşikdüzü T Tipi C.İ.K, Rize, Kalkandere L Tipi Kapalı C.İ.K, Bayburt M Tipi Kapalı C.İ.K’nda insanlık onuruna yakışır muamele yapılmamakta ve mahpuslar şiddet, hakaret ve kötü muameleye ve hak ihlallerine maruz kalmakta, hasta olanların tedavileri aksatılmakta, iletişim ve bilgi edinme hakları engellenmektedir.
 
3) Cezaevlerinde son dönemlerde artış gösteren işkence darp vakalarına son verilmeli, sorumlu olan kişiler hakkında soruşturma açılmalı ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
​Mahpuslara yapılan işkence, onur kırıcı ve kötü muameleler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile yasaklanmıştır. Madde 3: İşkence Yasağı” Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tâbi tutulamaz."
 
4) Hastaların havasız, kışın soğuk, yazın sıcak ringler ile hastaneye sevk edilmesi, hastane önlerinde ringler içerisinde saatlerce bekletilmesi uygulamalarına son verilmelidir.  Hastaların ring araçları ile değil, ambulanslar ile hastanelere sevkleri sağlanmalıdır. Hastaların revire çıkarılmaları, hastaneye sevkleri hızlandırılmalıdır. Teşhis, tedavi ve kontrollerinin uzman doktorlar tarafından yapılması sağlanmalıdır.
​Dünya Tabipler Birliği Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi’ne (1981) göre:
1.a. Her insan ayrımcılık yapılmaksızın yeterli tıbbi bakım görme hakkına sahiptir.
Dünya Tabipler Birliği Tokyo Bildirgesi’ne göre:
4. Hekim, tıbbi açıdan sorumlu olduğu kişinin bakımıyla ilgili bir karar verirken klinik yönden bütünüyle bağımsız olmalıdır. Hekimin temel görevi, izlediği kişilerin sıkıntılarını azaltmaktır; kişisel, toplumsal ya da politik hiçbir güdü, bu yüce amaçtan daha üstün sayılmayacaktır.
 
5) Kelepçeli muayene ve tedavi yöntemi uygulamasından vazgeçilmelidir. Bu uygulama nedeniyle birçok hasta mahpusun tedavisi yapılamamaktadır.
​Her hasta mahpusun tıbbi etik gereği, her hastaya uygulanması gerektiği gibi, mahremiyetine saygı gösterilen bir ortamda, insan onuruna yakışır bir şekilde sağlık hizmeti alma hakkı vardır. Dünya Tabipler Birliği ve Türk Tabipler Birliği de yayınladıkları birçok metinde, hekimlerin mahpusları muayenesi esnasında kişinin içinde bulunduğu her türlü kısıtlılığın ortadan kaldırılmasını ve kişiyi kelepçeli, yatağa bağlı ve benzeri bir durumda muayene ve tedavi etmemelerini salık vermektedir. Türk Tabipler Birliği, Aralık 1994’te konuyla ilgili yayınladığı bildirgede kelepçelerin açtırılmasını “hekimin görevi” olarak nitelendirmektedir. Avrupa İşkencenin ve İnsanlık-dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ​Genel Raporu’nda da kelepçeli olarak tedavinin uygun olmadığı vurgulanmaktadır:
“Sivil hastanenin kullanılması halinde, güvenlik düzenlemeleri konusu ortaya çıkacaktır. CPT bu bağlamda, tedavi almak üzere hastaneye gönderilen tutukluların gözetim nedenleriyle hastane yataklarına ya da diğer eşyalara fiziksel olarak bağlanmamaları gerektiğini vurgulamak ister. Güvenlik ihtiyaçlarını yeterli bir şekilde karşılayacak başka yollar bulunabilir ve bulunmalıdır; bu tür hastanelerde bir gözetim biriminin oluşturulması bu çözümlerden bir tanesi olabilir.”
 
 
6) Yasaklama kararı olmayan gazete ve dergilerin mahpuslara verilmesinin önündeki engeller kaldırılmalı, haber alma hakkına saygı gösterilmelidir. Süreli yayınlarla ilgili olarak 2016/12936 başvuru numaralı Recep Bekik ve Diğerleri’nin AYM’ye başvuruları 27.03.2019 tarihinde karara bağlanmış ve ücreti ödenmiş, hakkında toplatma kararı olmayan süreli yayınların verilmemesinin Anayasanın 26. Maddesince güvence altına alınmış olan “ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini” karar bağlayarak şikayetçi olanlara 500 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
 
7) Hapishanelere bağımsız sağlık kurumlarının girmesine ve inceleme yapmasına izin verilmelidir. Cezaevleri denetiminde başta meslek kuruluşları ve insan hakları örgütleri olmak üzere ilgili kuruluşların yer alacakları şekilde yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
 
8) Cezaevleri infaz sistemi ve hukuk sistemi ile bir bütünlük içinde ele alınarak değerlendirilmeli, insan haklarına, evrensel hukuk ilkelerine uygun çözümler üretilmelidir.
 
Heyetlerimiz ve kurumumuz; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde, “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Tüm cezaevlerinde yaşananlara, hak ihlallerine, sağlığa erişim engelllerine karşı Adalet Bakanlığını, İç İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığını, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ve Kamu Denetçiliği Kurumlarını ve ilgili tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz. 
 
 
 
 
Van Barosu Cezaevi Komisyonu


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 485 - Çoğul : 1676 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 418974 - Toplam Çoğul Ziyaret : 1786001 ]|-