İŞ HUKUKUNDA CEZAİ ŞART VE GEÇERLİLİĞİ

06 Haziran 2018

Cezai Şart Nedir?

Sözleşmeler yapılırken taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği yükümlülüklere uyarak karşı taraftan da yükümlülüklerini yerine getirmesini beklemektedirler. Ancak her zaman iki taraf da sözleşmeye uygun hareket etmemektedir. Sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle oluşan zararın ortadan kaldırılması hususunda karşımıza çıkan ilk kavram tazminat hukukudur. Ancak tazminat hukukunda zarara uğrayan öncelikle zarara uğradığını ispat etmek zorundadır. Zarara uğrayan, zarara uğradığını kanıtlasa bile uğradığı zararın miktarının ayrıca ortaya konulması gerekmektedir. Bu oldukça zahmetli ve zaman alan bir süreçtir. Bu nedenle taraflar sözleşmenin gereği gibi ifa edilmesi için sözleşme taraflarını zorlayan ve taraflar sözleşmeye uymayarak karşı tarafı zarara soktuğu takdirde götürü tazminat yerine geçebilecek bir ceza koşulunu sözleşmenin kuruluş aşamasında belirleyerek tazminat hukukunun uzun ve zahmetli sürecinden kurtulabilirler. Borçlunun; borcunu gerektiği gibi ya da hiç ifa etmemesi ihtimaline karşı alacaklıya bir teminat sağlayan hukuki duruma hukuk sistemimizde cezai şart adı verilir. 

Cezai şart kavramı Türk Borçlar Kanununun 179 – 182 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İş Hukukundaki cezai şart; işçi ve işveren eşit konumda olmadığı için diğer sözleşmelerdeki cezai şarttan farklı düzenlemeler içermektedir. Bu yazımızda cezai şart kavramı iş hukuku açısından incelenmiştir.

Cezai Şartın İşverenler İçin Avantajları Nelerdir?

İşverenler açısından cezai şartın en büyük avantajı, sözleşmelerin yerine getirilmemesi ya da sözleşmeye aykırı yerine getirilmesi neticesinde doğan zararı ispat etmek gerekmeksizin, götürü bir tazminat durumunda olmasıdır.  Gelişen üretim sistemlerinde nitelikli işçilerin önemi büyüktür. Hatta işverenler vasıfsız işçilerini eğiterek nitelikli hale getirirler. Bu nitelikli işçilerini kaybetmek istemeyen işverenler iş sözleşmelerine cezai şart koyarak nitelikli işçilerini işyerlerine bağlamak isterler. Ayrıca işverenler iş sözleşmelerine koyacakları cezai hükümlerle işyeri sırlarının korunmasını sağlayabilirler.

Cezai Şartın İşçiler İçin Avantajları Nelerdir?

İşçiler açısından cezai şartın en büyük avantajı iş sözleşmelerine konulan cezai hükümlerle işçilerin iş güvencesine kavuşmasıdır. İş sözleşmelerini haksız olarak fesheden işverenlerin ceza ödeyeceği kararlaştırılarak işverenlerin keyfi olarak işçilerini işten çıkarmasının önüne geçilebilmektedir. Ayrıca iş sözleşmeleriyle ücret vb. hakların ödenmemesi ya da geç ödenmesi durumunda işverenin işçiye bir miktar ceza ödeyeceği kararlaştırılabilir. Yargıtay vermiş olduğu bir kararında ücretlerin geç ödenmesi durumunda ücretlerin geciktiği her gün için %1 zamlı ödenmesi hükmünü cezai şart olarak kabul etmiştir. İş sözleşmelerine konulacak bu gibi hükümler tek geçim kaynağı ücret olan işçiler için bir güvence niteliğindedir.

İş Hukukunda Hangi Haller İçin Cezai Şart Öngörülebilir?

1. Tarafların Fesih Hakkının Sınırlandırılması
İş hukukunda en çok görülen cezai şart hükmü fesih hakkının sınırlandırılmasıdır. İş sözleşmesine konulan bir hükümle belirlenen süreden önce sözleşmeyi fesheden tarafın kararlaştırılan cezai şartı ödeyeceği hüküm altına alınabilir. Söz konusu ceza koşulunun hangi hallerde geçerli olacağı yazımızın ileriki bölümlerinde açıklanmıştır.

2. Feshin Belirli Şartlara veya Prosedürlere Bağlanması
İşverenin fesih hakkının sınırlandırılması; feshi belirli şartlara ya da prosedürlere bağlama şeklinde olabilir. Feshin belirli prosedürlere bağlanması haklı nedenle fesih için de bildirimli fesih için de yapılabilir. Örneğin fesih için disiplin kurulunun görüşünün alınması, bu kurala uyulmadığı takdirde feshin haksız fesih sayılacağı ve iş sözleşmesifeshedilen işçiye belirli bir tazminat ödeneceğine ilişkin sözleşme hükmü geçerli olacaktır.

3. Eğitim Giderleri Karşılığında Cezai Şart
İşverenler işçilerinin daha nitelikli hale gelebilmesi için işçilerine masraflı eğitimler verdirmektedir. İşçilerinin eğitimi için maddi külfete katlanan işverenler belirli bir süre bu işçileri işyerlerinde çalıştırmak istemektedir. İş sözleşmelerine bu kapsamda cezai şart hükümleri konulabilir. Eğitim giderleri karşılığında kararlaştırılacak cezai şart hükümlerinin hangi hallerde geçerli olacağı yazımızın devamında açıklanmıştır.

4. Diğer Durumlar
Ücretlerin süresi içinde ödenmemesi, belirli davranışlara dikkat edilmesi vb birçok durum için ceza koşulu öngörülebilir. Burada önemli olan cezai şarta bağlanan durumun ve cezai şartın imkansız olmaması, ahlaka uygun olması ve makul ölçülerde olmasıdır.

Sadece İşçi Aleyhine Konulan Cezai Şart Geçerli midir?

Türk Borçlar Kanununa göre sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Ancak işveren tarafından yapılmış olan eğitim masrafları için belirlenen cezai şart tek taraflı olduğu gerekçesiyle geçersiz olmaz. İşveren daha nitelikli olması için işçisine eğitim verdirmişse ve bu eğitim için bir masraf yapmışsa en azından belirli bir süre bu işçisinden yararlanmak isteyecektir. Bu nedenle işveren, belirlenen süreye kadar çalışmayan işçisinden onun eğitimi için yapmış olduğu masrafı talep edebilir.

Sadece İşveren Aleyhine Konulan Cezai Şart Geçerli midir?

Cezai şartın karşılıklı olması zayıf konumda olan işçinin korunması amacıyla getirilmiş bir kuraldır. Türk Borçlar Kanununda sadece işçi aleyhine tek taraflı cezai şartın geçersiz olacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla sadece işveren aleyhine tek taraflı olarak öngörülen cezai şart geçerlidir.

Belirli Süreli İş Sözleşmelerine Cezai Şart Konulabilir mi? 

Belirli süreli iş sözleşmelerine, süre bitiminden önce sözleşmenin feshedilmesi durumunda ceza ödeneceğine ilişkin hüküm konulabilir. Belirli süreli iş sözleşmelerine konulan ve işçinin fesih hakkını sınırlandıran cezai şart hükümleri aynı şekilde işvereninin fesih hakkını da sınırlandırıyorsa geçerli kabul edilir. Yukarıda da belirtildiği üzere sadece işçi aleyhine konulan bir cezai şart hükmü geçersizdir.

Bu konuda karşılaşılan en büyük sorun belirli süreli iş sözleşmelerinde cezai şart kararlaştırılmışsa Türk Borçlar Kanununun 408. maddesi uyarınca da tazminat talep edilip edilemeyeceğidir. Yargıtay vermiş olduğu kararlarda bu iki durumun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla kişi hem cezai şartı hem de Türk Borçlar Kanununun 408. maddesi uyarınca bakiye ücreti talep edebilir. Ancak hakim sebepsiz zenginleşmeyi önlemek için aşırı gördüğü ceza miktarında indirime gidebilir.

Belirsiz Süreli İş Sözleşmelerine Cezai Şart Konulabilir mi?

Belirsiz süreli iş sözleşmelerine konulan cezai şart hükümleri karşılıklılık prensibine uyulması koşuluyla geçerlidir. Ancak belirsiz süreli iş sözleşmeleri bildirimli olarak feshedilebileceğinden fesih hakkını sınırlayan cezai şart hükümleri geçersiz sayılır. Yargıtay da vermiş olduğu kararlarda belirsiz süreli iş sözleşmelerine konulan cezai şart hükümleriyle işçilerin fesih haklarının sınırlandırılamayacağını belirtmiştir.

Asgari Süreli İş Sözleşmelerine Cezai Şart Konulabilir mi?

İş mevzuatımızda yer almamasına rağmen uygulamada rastlanan asgari süreli iş sözleşmelerinde asgari bir süre belirlenir ve bu süre içinde iş sözleşmesi bildirimli fesih yoluyla feshedilemez. Bu yönüyle asgari süreli iş sözleşmeleri belirli süreli iş sözleşmesine benzemektedir. Belirlenen asgari sürenin bitiminden sonra iş sözleşmesi bildirimli fesih yoluyla feshedilebilmektedir. Yani asgari sürenin dolmasından sonra asgari süreli iş sözleşmesi belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşmektedir.

Asgari süreli iş sözleşmeleriyle de, asgari süre dolana kadar ki zaman için tek taraflı olmamak kaydıyla cezai şart konularak işçinin fesih hakkı sınırlandırılabilmektedir. Tek taraflı olsa bile işçi lehine konulan ve işverenin fesih hakkını sınırlandıran cezai şart hükümleri geçerliliğini korur.

Deneme Süresi İçinde Cezai Şart Geçerli midir?

Taraflar iş sözleşmelerinde süresi iki ayı aşmamak üzere (toplu iş sözleşmesiyle dört ayı aşmamak üzere) deneme süresi kararlaştırabilir. Bu süre içerisinde iki taraf da bildirim sürelerine uymaksızın iş sözleşmesini feshedebilir.

Deneme süreli iş sözleşmelerine konulan tarafların fesih haklarını sınırlandıran hükümler deneme süresinin bitiminden itibaren geçerli olur. Yani deneme süresi içerisinde iş akdinin feshedilmesi durumunda iki taraf da birbirinden cezai şart talep edemez.

Aynı şekilde deneme süreli iş sözleşmelerine eğitim masrafları karşılığında işveren lehine konulan cezai şart hükümleri de deneme süresi bitiminden itibaren geçerli olmaktadır.

Toplu İş Sözleşmeleriyle Cezai Şart Kararlaştırılabilir mi?

Taraflar toplu iş sözleşmesine cezai şart koyarak sözleşme maddelerini güçlendirebilirler. Yargıtay vermiş olduğu bir kararda; haklı bir neden olmadan iş akdi feshedilen sendika yöneticilerinin kıdem tazminatları bir kat fazla ödenir şeklindeki toplu iş sözleşmesi hükmünü cezai şart olarak kabul etmiştir.

İş sözleşmelerinde belirlenen cezai şart miktarları toplu iş sözleşmeleriyle değiştirilebilir ya da toplu iş sözleşmesiyle belirlenmiş olan bir cezai şart miktarı iş sözleşmesiyle değiştirilebilir. Bu durumda hangi ceza koşulunun işçi lehine olduğuna bakılır. Toplu iş sözleşmesiyle işveren aleyhine konulan cezai şart miktarı iş sözleşmesiyle azaltılmışsa toplu iş sözleşmesindeki cezai şart geçerlidir. Çünkü işçi yararına olan toplu iş sözleşmesindeki ceza miktarıdır.

İşyeri Yönetmelikleriyle Cezai Şart Kararlaştırılabilir mi?

İşyeri yönetmeliklerine tarafların fesih hakkını sınırlandıran hükümler konulması halinde iş sözleşmelerinin belirli veya belirsiz süreli olmasına göre cezai şart hükümleri geçerli ya da geçersiz olur.

İşyeri yönetmelikleri iş sözleşmesinin eki niteliğindedir. Bu nedenle usulüne uygun olarak düzenlenen personel yönetmeliklerine cezai şart hükümleri konulabilmektedir.

Tarafların Fesih Hakkını Ortadan Kaldıran Cezai Şart Hükümleri Geçerli midir?

İş sözleşmelerine cezai şart konularak işverenin fesih hakkı sınırlandırılabilir. Ancak unutulmamalıdır ki tarafların fesih hakkının tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. İş sözleşmelerine böyle bir hüküm konulması durumunda söz konusu cezai şart geçersiz olacaktır.

Haklı Nedenle Fesih Durumunda Cezai Şart Uygulanır mı?

Cezai şartın tarafların haklı nedenle fesih hakkını ortadan kaldırmaması gerekir. Örneğin işçinin eğitim giderleri karşılığında iki yıl çalışmayı taahhüt etmesi haklı nedenle fesih durumunda uygulanamaz. Sözleşmeyi fesheden tarafın haklı nedeni varsa kararlaştırılan tazminat istenemez.

İşverenin haklı nedenle feshine neden olan işçi için ya da işçinin haklı nedenle feshine neden olan işveren için iş sözleşmelerine cezai şart konulabilir. Bu cezai şart ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan taraf için konulabilir. Yani iki tarafa da kusur yüklenemeyecek bir haklı neden için cezai şart uygulanması mümkün değildir. Örneğin sağlık sorununa bağlı olarak haklı nedenle iş sözleşmesi feshedilirse karşı taraftan cezai şart talep edilmesi mümkün olmayacaktır.

İş Güvencesine Sahip İşçiler İçin Cezai Şart Geçerli midir?

İş Kanununun 18. maddesine göre iş güvencesine sahip bir işçi ile yapılan iş sözleşmesine bu hükme aykırı olacak şekilde cezai şart konulamaz. Örneğin iş sözleşmesine; “iş güvencesine sahip bir işçinin işveren tarafından geçerli neden göstermeksizin çıkarılması durumunda işçiye bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödeyecektir” şeklinde bir hüküm konulamaz. Çünkü İş Kanununun 21. maddesine göre, yapılan fesih geçersizdir ve işveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşveren bir ay içinde işçiyi işe başlatmasa da işçi bir yıllık ücreti tutarında tazminat talep edemez. Çünkü kanun emredici bir hüküm olarak bu tazminatın işçinin sekiz aylık ücreti tutarından fazla olamayacağı kuralını koymuştur.

Eğitim Giderleri Karşılığında Öngörülen Cezai Şart Hangi Hallerde Geçerlidir?

İşveren tarafından işçiye verilen eğitim ilk olarak işverenin yararınadır. Ancak eğitim sayesinde artı değer kazanan işçi bu artı değer ile daha nitelikli hale gelir ve ileride iş bulması kolaylaşır. İşçisinin eğitimi için bir maliyete katlanan işverenin belirli bir süre işçisinin kazandığı artı değerinden faydalanmak istemesi doğaldır. Bu nedenle eğitim giderleri karşılığında iş sözleşmelerine cezai şart hükümleri konulabilir. Cezai şartın iki taraf için de öngörülmüş olması kuralı eğitim giderleri için geçerli değildir. Çünkü verilen eğitim gideri cezai şartın karşılığıdır. Bu nedenle eğitim giderleri karşılığında işçinin belirli süre işyerinde çalışmasını sağlamaya yönelik ceza koşulları diğer şartlar sağlanıyorsa geçerli kabul edilmelidir. Söz konusu eğitim mevzuatın öngördüğü ve işverenin vermekle yükümlü olduğu bir eğitimse cezai şart geçersiz olur. Eğitim giderleri karşılığında öngörülen cezai şart hükümlerinin geçerli olabilmesi için aşağıdaki şartlar sağlanmalıdır.

- Cezai şarta konu olan eğitim o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır.

- Eğer eğitim toplu olarak verilmişse toplam maliyet işçi sayısına bölünerek işçinin payı belirlenmelidir. Örneğin 20 kişinin eğitime katıldığı bir programda işveren 20000 TL masraf yapmışsa işçi başına düşen eğitim masrafı 1000 TL’dir. İşçi için 1000 TL’den fazla ceza koşulu belirlenemez. Belirlense bile işçi sadece 1000 TL için sorumlu olur.

- Verilen eğitimle ilgili olduğu ispatlanamayan giderlerden işçi sorumlu tutulamaz.

- İşçi eğitimden sonra çalışmayı taahhüt ettiği sürenin bir kısmını çalışmışsa çalıştığı süreye ilişkin oranlama yapılarak ceza koşulu belirlenir. Örneğin işçi 1000 TL tutarındaki eğitim karşılığında bir yıl çalışmayı taahhüt etmesine rağmen 6 ay çalışmışsa ceza koşulu 500 TL olarak belirlenmelidir.

- İşçi eğitim giderleri karşılığında taahhüt ettiği süre kadar çalışmışsa işveren artık cezai şart talep edemez.

Cezai Şart Miktarı Ne Kadar Olabilir?

Yargıtay; işveren aleyhine belirlenen ceza miktarı işçi aleyhine belirlenen ceza miktarından fazlaysa, işçi için de az olan ceza miktarının geçerli olacağını kabul etmektedir. Yargıtay’ın bu uygulamasının temel nedeni iş sözleşmelerine sadece işçi aleyhine cezai şart konulamaz hükmünü geçerli kılmaktır.

İş sözleşmelerine işveren aleyhine konulan cezai şart miktarı işçi aleyhine konulan cezai şart miktarından fazlaysa bu durumda belirlenen ceza miktarları olduğu gibi geçerli kabul edilecektir. Çünkü ceza miktarları arasında denge olması kuralı işverene bağımlı olan işçinin korunması amacıyla getirilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” diyerek bir nevi hâkimleri cezai şartı denetlemekle asli olarak görevlendirmiştir. İş hukukuna dayanan cezai şartta da Kanunun bu emredici hükmü uygulanmalıdır. Hâkimin ceza miktarını indirebilmesi için en önemli koşul ceza miktarının aşırı olmasıdır.

İş sözleşmesiyle tarafların fesih hakkı belirli bir süreye kadar sınırlandıysa ve taraflardan biri bu süreye uymaksızın sözleşmeyi feshederse ceza miktarı sözleşmenin ifa edilen süresi göz önünde tutularak indirilmelidir. Ancak bu şekilde bir orantılı bir indirim yapılsa bile hâkim ceza miktarının fazlalığı nedeniyle ceza miktarında indirim yapabilir. İndirim yapılması gerekirken hâkimin indirim yapmamış olması, ya da daha az indirim yapılması gerekirken hâkimin fazla indirim yapması Yargıtay için bozma gerekçesidir.

.

Yazar: Onur Koçak

Kaynak: calismamevzuati.com

.

- Münir Ekonomi, İş Hukuku Cilt 1 Ferdi İş Hukuku, 3. Basım, İstanbul, İstanbul Teknik Üniversitesi, 1984
- Veli Karagöz, İş Sözleşmesinde Cezai Şart, 1. Basım, Ankara, Seçkin yayınevi, 2006
- Yargıtay 9.H.D., 14.06.2005, 2004/26624 E., 2005/21155 K.
- Yargıtay 9 H.D., 24.04.1996., 1995/35258 E., 1996/9448 K
- Yargıtay 9. H.D., 06.07.1998, 1998/9969 E., 1998/11770 K.
- Yargıtay 9. H.D., 22.01.1998, 1997/21381 E.,1998/470 K.
- Yargıtay 9. H.D., 18.12.2002, 2002/10423 E., 2002/24438 K.
- Yargıtay 9. H.D., 19.9.2001, 2001/10098 E., 2001/141113 K
- Yargıtay 9. H.D., 10.04.1992, 1994/19193 E., 1995/13612 K.
- Yargıtay H.G.K., 21.06.2006, 2006/9-453, 2006/451
- Yargıtay 9 H.D., 24.04.1996., 1995/35258 E., 1996/9448 K.
- Yargıtay 9.H.D., 11.05.2010, 2009/3697 E., 2010/12613 K.


ONLINE KİŞİ : ( 4 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 105 - Çoğul : 333 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 146673 - Toplam Çoğul Ziyaret : 771331 ]|-