İNSAN HAKLARI DOKUNULAMAZ, DEVREDİLEMEZ,ERTELENEMEZ...

10 Aralık 2020

BASINA VE KAMUOYUNA

İNSAN HAKLARI DOKUNULAMAZ, DEVREDİLEMEZ,

ERTELENEMEZ BİR BÜTÜNDÜR ve EVRENSELDİR !

 

Açıklamamıza başlamadan önce 28 Kasım 2015 tarihinde Dört Ayaklı Minare önünde “Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bu alandan uzak dursun istiyoruz” şeklinde yapılan basın açıklamasından kısa bir süre sonra katledilen Değerli Başkanımız Av. Tahir ELÇİ ve onun şahsında yitirdiğimiz tüm hak savunucularını saygıyla ve minnetle anıyoruz.

Değerli basın emekçileri,

Bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 72. Yıldönümü.

İkinci Dünya Savaşının hemen ertesinde ve iki büyük savaştan edinilen acı deneyimlerin üzerine ortak bir değerler sistemi oluşturmak amacıyla kurulan, Birleşmiş Milletlerin insan haklarının evrenselliği fikrini temel alan Evrensel Bildirgeyi kabulü, insanlık için büyük bir kazanımdır.

Bu kabule göre üye devletler, “Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile işbirliği ederek insan haklarına ve ana hürriyetlerine bütün dünyada gerçekten saygı gösterilmesinin teminini” taahhüt etmiş bulunmaktadırlar.

Evrensel Bildirge metninde kabul edilmiş bulunan maddelerde insanlık ailesinin eşit olan bütün üyeleri için pek çok hak sayılmış ve üye devletlerin koruması altına alınmıştır. Bu metinde;  “herkes, her şahıs, her fert, hiç kimse” gibi bütün insanları kapsayıcı bir dil kullanılmış, insanlar farklılıklarına göre sınıflandırılmamıştır.

Buna karşın günümüzde Evrensel Bildirgede yer alan hak ve özgürlüklere dayalı uluslararası bir düzen hala kurulamamıştır. İnsanların ırkından, renginden, cinsinden, cinsel yöneliminden, dilinden, din ve mezhebinden, inancından, etnik kimliğinden, siyasi-vicdani ve felsefi kanaatinden bağımsız olarak, insan olmaktan gelen hakları ve dokunulmazlıkları olduğu temel fikri, dünya çapında yeterince koruma alanı bulamamaktadır. 

 İlaveten ulusal bakımdan da insan hakkı ihlalleri tarihten günümüze devam etmekte ve maalesef hak ihlallerinin önüne geçecek siyasal ortam oluşturulamamaktadır.

Sadece 2020 yılı içerisinde ülkemizde pek çok insan hakkı ihlaline şahitlik ettik. Özelde Van ve civarında yaşanan ihlallerin bazıları şöyledir;

 

 

 

 

29 Temmuz 2020’de İran sınırına yakın Van’ın Başkale ilçesine bağlı Sualtı (Derişk) Mahallesi’nde Zahir Teker, Harun Akkaya ve Lokman Koç adlı üç çoban, iddialara göre sınır kaçakçıları için bölgede operasyona çıkan askerlerin hedefi olduğu kamuoyuna yansımıştır. Önce hakaretlere maruz kalan, sonra taş ve sopalarla darp edilen çobanların, ölüme terk edildiği belirtilmiş, çobanlar ailelerinin imkanlarıyla hastaneye gitmişlerdir. Askerin, çobanlara “elimizdeki kalaşnikof ruhsatsız, sizi rahatlıkla öldürebiliriz” şeklinde söylemde bulunulduğu iddiası da yine sınır hatlarındaki keyfi uygulamaların varlığını gözler önüne sermektedir.

 

Başkale ilçesine bağlı Kaşkol (Qaşqol) Mahallesi’nde 14 Haziran günü askerler tarafından açılan ateş sonucu Emrah Görür (20) isimli yurttaş yaşamını yitirmiş, Saim Yılmaz isimli yurttaş ise ağır yaralanmıştır. Olayda ateş eden asker yurtdışı adli kontrol şartıyla ve taksirle ölüme sebebiyet suçundan serbest bırakılmıştır.

 

Benzer ihlallerin bu kadar yoğun yaşanmasına rağmen, bugüne kadar yapılan yargılamalarda tek bir kolluk görevlisi dahi ceza almamıştır. Cezasızlık artık yurt genelinde bir politika haline gelmiş ve sonuçları ihlallerin artmasından başka bir duruma hizmet etmemektedir. Van Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak dosyaya katılım taleplerimizin reddedilmesi ise daha ağır bir hukuk yoksunluğu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

16 Temmuz’da Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı Yukarı Çilli (Çiliya Jor) Mahallesi’nde koyun otlatan 15 yaşındaki Azat Bağa isimli çocuk, iddialara göre askerlerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanmıştır. Ardından yaklaşık 3 ay sonra babası Şefik Bağa (46) İran askerleri tarafından açılan ateş sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır.

05.08.2020 tarihinde aynı köyde İbrahim Baykara isimli yurttaş, iddialara göre kuzeni ve kardeşinin yanında iken sınıra yakın bir alanda hudut birlikleri tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitirmiştir.

 

Van'ın Çatak ilçesinde 11 Eylül’de gözaltına alınan 8 çocuk babası Osman Şiban (50) ve 7 çocuk babası Servet Turgut (55), ailelerinin arama girişimleri neticesinde 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde bulunmuştur.  Van’da 11 Eylül’de gözaltına alındıktan sonra işkence ve "helikopterden atıldıkları" iddialarıyla gündeme gelen Osman Şiban hafızasını, Servet Turgut ise yaşamını yitirmiştir. Osman Şiban ve Servet Turgut’un 100’den fazla asker tarafından yoğun işkence ve lince maruz kaldıkları Osman Şiban’ın beyanlarıyla kamuoyuna yansımış, neticede gözaltına alınan yurttaşların yaşam ve sağlık hakları ile adil yargılanma hakları ve masumiyet karinesi ihlal edilmiştir. Servet Turgut’un ölümüne, Osman Şiban’ın ise ağır derecede yaralanmasına ve hafıza kaybı yaşamasına sebebiyet veren ağır işkence ve linç girişimi sonucu başlatılan soruşturmanın etkili ve adil bir şekilde yürütülmesi bir zorunluluk olup kamuoyunun beklentisi de bu yöndedir.

 

“Halkın haber alma hakkı” çerçevesinde bu olayın da haberini yapan basın emekçileri Adnan Bilen, Cemil Uğur, Şehriban Abi, Nazan Sala, “devlet aleyhine toplumsal olayları haber yapmak ve örgüt üyeliği” iddiası ile suçlanmış ve tutuklanmışlardır. Yine Dindar Karataş, Ağrı’nın bir köyünde yaşanan çatışmada sivil ölümleri haberleştirmesinin akabinde tutuklanmıştır. Bunun yanında Van’da görev yapan pek çok basın emekçisi de basın özgürlüğü kavramının tersine, yaptıkları haberler nedeniyle suç isnatlarına maruz kalmakta, gözaltına alınıp, tutuklanmaktadır.

 

Bütün bu tür insan hakları ihlallerinin sebebinin cezasızlık ve faillerin korunması politikaları olduğunu düşünüyor ve devam eden ihlallerin takipçisi olacağımızı da buradan kamuoyuna açıklıyoruz.

 

Aşırı ve kontrolsüz kapitalist üretim, doğanın dengelerini bozarak doğal afetlerin daha sık yaşanmasına yol açmaktadır. 2020 yılında dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan deprem, sel, çığ, kuraklık ve covid- 19 vb doğal afet ve salgınların ardından yüz binlerce insan kendi kaderleri ile baş başa bırakılmış, başta yaşam, barınma, beslenme, sağlık, mülkiyet, iş ve eğitim hakkı olmak üzere pek çok hak ihlaline maruz kalmıştır. 

Yıl boyunca dünyanın pek çok yerinde yine askeri darbeler, iç çatışmalar, savaşlar ve işgaller nedeniyle başta yaşam hakkı ve işkence olmak üzere çok ağır insan hakları ihlalleri yaşanmıştır. 

 

 İnsan Haklarının Uygulanması için öncelikle;

- Temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar, uyum süreçlerinin gereği sonucu ve bir "ev ödevi"nin yerine getirilmesi anlayışı ile değil, aksine hak ve özgürlüklerin bu ülke insanının istemi, ihtiyacı ve demokrasinin içselleştirilmesinin gereği olduğu için yapılmalıdır.

 

- Bu bakımdan temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi esas olmalı; özgürlük-güvenlik ikilemi yaratılarak bu gelişim engellenmemeli; var olan hak ve özgürlüklerden geri adım atılmamalıdır.

 

 - Irkçı, ayrımcı ve cinsiyetçi beyanların ve nefret söyleminin yanı sıra kişi ya da grupların taşıdıkları kimlik, değer, politik görüş, cinsiyetleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle maruz kaldıkları saldırı ve şiddet, insanlık onuruna yönelik suç fiilleri kapsamına alınmalı, ayrımcılık hukukunun uluslararası standartlarını esas alan yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

 

- Örgütlenme ve düşünceyi açıklama özgürlüğünü engelleyen uygulamalara son verilmeli, buna yol açan tüm yasalar sonuçlarıyla birlikte yürürlükten kaldırılmalıdır. Bu kapsamda Van ilinde 1500 günden fazla bir süredir devam ettirilen, Anayasa ve AİHS’ e aykırı olarak alınan toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile basın açıklamaları ve etkinliklerin yasaklanmasına ilişkin kararlara son verilmelidir.

 

- İnsan hakları ile ilgili çalışma yapan kişi ve kurumların karşılaştıkları yasal ve idari engeller, kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

- İnsan haklarına saygının güçlenmesi için Türkiye’nin, her türlü ayrımcılığı yasaklayan, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini, çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını, doğal ve kültürel çevre ve varlıkların korunmasını güvence altına alan yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır.  Yeni anayasa çalışmalarına hiç bir koşulda son verilmemelidir.    

- Çocuk ve engellilerin haklarının korunmasına, onların daha güvenli, sağlıklı ve onurlu bir sosyal ortamda gelişmelerine ve yaşam sürdürebilmelerine yönelik idari ve pratik önlemler alınmalı gerekli yasal değişikliler gerçekleştirilmelidir.

- Çevre ve doğaya zarar verme riski olan yatırımlar için yöre insanının onayı alınmalı; çevre ve doğa koruma ile ilgili idare mahkemesi kararları uygulanmalıdır.

- Türkiye, küresel ısınmaya karşı üzerine düşenleri yapmalıdır.

- HES’lerin yapımları durdurulmalı, nükleer santral projelerinden vazgeçilmelidir.  

- İşçilerin ve diğer çalışanların grevli-toplu sözleşmeli sendikal haklarının önündeki engeller ortadan kaldırılmalı, tüm çalışanlar için iş güvencesi, istihdam olanakları, sosyal güvenlik hakkı ve örgütlenme haklarıyla güvence altına alınmalıdır. Bu kapsamda taşeronken kadroyu geçişleri sağlanmayan, yapılan usulsüz mülakatların iptaline ilişkin mahkeme kararlarına rağmen hala işe başlatılmayan ve gün geçtikçe mağduriyetleri daha da katlanan 306 işçinin işe alımları sağlanmalı, mağduriyetlerine son verilmelidir.

 VAN BAROSU İNSAN HAKLARI KOMİSYONU olarak, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine ve ülkemizin taraf olduğu tüm belgelere yaraşır biçimde her türlü insan hakkı ihlalinin karşısında, insanlık onurunun yanında bulunduğumuzu beyan ediyor, bu çerçevede hak ihlaline uğrayan vatandaşlarımızın bu güne kadar yaptığımız gibi başvurularını alacağımızı ve takipçisi olacağımızı taahhüt ediyoruz.

 

10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü olması sebebiyle yukarıda bahsedilen konularda önümüzdeki günlerde olumlu gelişmelerin yaşanmasını ümit ediyor, bekliyor ve takipçisi olduğumuzu da kamuoyuna saygıyla bildiririz. 10.12.2020

   

 

VAN BAROSU İNSAN HAKLARI KOMİSYONU


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 480 - Çoğul : 1479 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 586782 - Toplam Çoğul Ziyaret : 2453249 ]|-