ÇIPLAK ARAMANIN HİÇ KİMSEYE, HELE Kİ BİR AVUKATA YAPILMASINI...

13 Eylül 2021

ÇIPLAK ARAMANIN HİÇ KİMSEYE,

HELE Kİ BİR AVUKATA YAPILMASINI ASLA VE ASLA KABUL ETMİYORUZ

 

Anayasa’nın da bir parçası olan evrensel hukukun, mutlak olarak yasaklamasına ve insanlığa karşı bir suç olma vasfına rağmen “arama” adı altında yapılan “çıplak arama/ince arama"cezaevlerinin en başat insan hakları sorunu olmaya devam etmektedir. Buna karşın devlet yetkilileri, rutin uygulama haline dönüştürülen çıplak arama/ince arama adı altında işkenceve kötü muamele eylemlerini inkâr etmekte ya da güvenlikleştirme stratejilerine, terör tehlikesi, salgın gibi kavramlara başvurarak işkence ve kötü muamele eylemlerini savunmaktadır.Ne yazık ki insan onuruna aykırı olan bu uygulamalara şimdi de avukatlar maruz bırakılaraksuç teşkil eden hukuka aykırı uygulamalar kanıksatılmaya çalışılmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde müvekkilleriyle görüşmeye giden Van Barosu üyesi Av.Ekin YETER Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaçıplak aramaya maruz kalmıştır.  Aynı gün Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda avukat-müvekkil görüşmesi yapan Av. Ekin YETER girişte herhangi bir sorun yaşamamasına rağmen Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunagiriş yaparkenKurumunun X-ray cihazıuyarı vermiştir. Bunun üzerine çok hızlı geçtiğini düşünerek, yeniden geçmek istemiş, bu esnada orada bulunan görevli infaz koruma memuru bağıran ses tonuyla “Bu şekilde geçemezsiniz, öyle bir şey yok.” şeklinde sözler sarf etmiştir. Daha sonra Av. Ekin YETER“Pandemi sürecinde temasınızı azaltmak için ikaz verdirmemeye çalışıyorum.” demiştir. Ancak infaz koruma memurları cihazın ötmesi nedeniyle yeniden geçişi kabul etmemeleri üzerine meslektaşımız“elle aramayı” kabul ederek arama kabinine geçmiştir.

Arama kabininde öncelikle meslektaşımızın üzerine dedektör tutulmuş, dedektör tutulması sonucu sadece çamaşır askısının omuz kısmında ve sırt kısmında bulunan metaller uyarı vermişlerdir. Uyarı veren bölgenin çamaşır metali olduğunu bilinmesine rağmen infaz koruma görevlileri meslektaşımızın üstünü  kaba elle arama uygulaması ile aramışlardır. Sonrasında isemevzuatta böyle bir usul bulunmamasına rağmen atletini ve çamaşırını kaldırmasını istemişlerdir. Meslektaşımızın bunun keyfi olduğunu belirterek kabul etmemesi üzerine "Bu şekilde aramayı kabul etmiyorsanız cezaevini terk edin.” şeklinde sözler sarf edilmiştir. Meslektaşımız konu ile ilgili cezaevi müdürü ile görüşmüş, cezaevi müdürü meslektaşımıza kendisini anladığını belirtmiş konuyu büyütmemesini rica etmiştir. Meslektaşımız bunun üzerine ceza infaz kurumuna girerken arama kabininde aynı süreci tekrardan yaşamıştır.Meslektaşımız mevzuatın bu denli keyfi uygulanması üzerine üzerindekileri çıkarmak istemiş ancak infaz koruma memurları bunu kabul etmeyerek kendi dedikleri gibi yapmasını söylemişlerdir. Bu keyfi ve insanlık onuruna yakışmayan muamele meslektaşımızı zor durumda bırakmıştır. Meslektaşımız yaşanan bu hak ihlali nedeniyle müvekkiliyle sağlıklı bir görüşme yapamadığı gibi uzun bir süre yaşanan olayın etkisinde kalmıştır.

Bilindiği üzereCeza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun 86/3. Maddesinde; “) Kurum görevlileri ve dış güvenlik görevlileri dahil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, ceza infaz kurumlarına girenler duyarlı kapıdan geçmek zorundadır. Bu kişilerin üstleri metal dedektörle aranır; eşyaları x-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir, ayrıca şüphe hâlinde elle aranır. Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol elle yapılır. Ancak milletvekilleri, mülki amirler, hâkim, Cumhuriyet savcıları ve bu sınıftan sayılanlar, avukatlar, noterler, ceza infaz kurumları ve tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde bu kişiler ancak, elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler. Ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranır.”

Yine aynı maddenin 7. Fıkrasında “Aramalarda insan onuruna saygı esastır.” denilmektedir.

Mevzuat bu denli açık olmasına rağmen infaz koruma memurlarının meslektaşımız Av. Ekin YETER’e bu şekilde insan onuruyla bağdaşmayan ve hukuka aykırı davranışlarda bulunması, mevzuatın keyfi yorumlanarak çıplak aramanınartık avukatlara yöneldiğini de açıkça ortaya koymuştur. Sonuç olarak, meslektaşımızın maruz kaldığı davranışlar mahremiyetini ihlal eden, moral değerlerini, sosyal kimliğini hedef alan, ruhsal bütünlüğüne zarar veren ve cinsel şiddet boyutlarına ulaşan işkence ve kötü muamele niteliğindedir.

Ancak meslektaşımız günümüz pandemi koşullarını göz önünde bulundurarak gerek kendi gerek infaz koruma memurlarının sağlığı açısından temas oranını en aza indirmeye çalıştığı halde anormal bir tutum ile karşılaşmıştır. Yine elle aramayı kabul etmeme gibi bir imkanı varken infaz koruma memurlarını daha fazla bekletmemek için “elle aramayı” kabul ettiği halde infaz koruma memurlarının son derece keyfi,  insanlık dışı muamelesine maruz kalması kabul edilebilir değildir.

Meslektaşımız bu uygulamanın keyfi olduğunu ve yaptıklarının suç olduğunu infaz koruma memurlarına belirtmiş ancak infaz koruma memurları mahkemeye ilk koşan haklıdır mantığı ile hareket ederek meslektaşımızın gıyabında tutanak tutup meslektaşımızı şikayet etmişlerdir. Meslektaşımız da yaşanan olay neticesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) başvuru yapmıştır. Bu başvurunun ardından Van Cezaevi Savcılığı soruşturma başlatmış, bu soruşturma sürecinde avukatları eşliğinde ifadesini veren meslektaşımız Ekin Yeter sorumlulardan şikayetçi olduğunu belirtmiştir.

Gözaltına alınan, cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlara yapılan arama biçiminin keyfi, hukuka aykırı, aşağılayıcı veya insanlık dışı muamele veya ceza niteliğinde uygulandığı kamuoyuna yansımış, meslektaşımıza yapılan uygulama ile yurttaşın temsilcisi olan avukatlara da gözdağı verildiği görülmektedir.Hukuka aykırı ve aşağılayıcı fiil niteliğindeki bu tür uygulamalar “hukuk devleti” ilkesi başta olmak üzere hukukun evrensel ilke ve esaslarıyla bağdaşmadığı gibi savunma hakkının da ihlali niteliğindedir.

Cezaevlerindeki mahkumlara yönelik çıplak aramaya yönelik hak ihlalleri, müvekkilleriyle özdeşleştirilmek istenen avukatlara da sirayet ettirilmek istenmekte ise de;

Bizler, meslektaşımızın karşılaştığı insan onurunu hedef alan bu uygulamanın devamına seyirci kalmayıp cezaevleri girişinde gerek yurttaşların gerek meslektaşlarımızın karşılaştığı bu keyfi tutumların karşısında duracağımızı ve yasal sürecin takipçisi olacağımızı belirtmekle söz konusu keyfi insan onurunu ayaklar altına alan, söylem ve eylem boyutuyla işkence ve kötü muameleye varan uygulamalardan derhal vazgeçilmesini bu uygulamayı gerçekleştiren tüm sorumlular hakkında idari ve cezai yaptırımların uygulanmasını talep ediyoruz.


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 101 - Çoğul : 328 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 764232 - Toplam Çoğul Ziyaret : 3034106 ]|-