BASINA VE KAMUOYUNA

14 Ağustos 2020

BASINA VE KAMUOYUNA 

Bilindiği üzere meslektaşlarımız Av. Ebru TİMTİK 225 ve Av. Aytaç ÜNSAL 194 gündür Adil Yargılanma Talebi ile ölüm orucundalar. Yargılama dosyası arasına alınan ve kamuoyuna açıklanan ATK Raporu ile meslektaşlarımızın hayati tehlikeleri olduğu ve bu durumda  cezaevi koşullarında kalamayacakları tespit edilmiştir. Ancak meslektaşlarımız ATK Raporuna rağmen tahliye edilmemekte ve hastaneye kaldırılarak zorla müdahale tehdidi altında bekletilmektedirler. 

Açlık grevi veya ölüm orucuna katılan kişinin bilincinin açık olduğu durumlarda, kişinin sözlü ve yazılı beyanına aykırı bir müdahalede bulunulamayacağı, hukuken tartışılamayacak açıklıkta olup hayati tehlikenin varlığı öne sürülerek, hükümlülerin kendi istemi dışında, zorla beslenmesi ya da tedavi edilmesi “insanlık dışı veya onur kırıcı nitelikte muamele” anlamına gelecektir. İşkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye tabi olmama hakkı mutlak bir haktır ve hiçbir koşulda ihlal edilemez. Meslektaşlarımızın işkence tehdidi altında bekletilmesini hiçbir şekilde kabul etmediğimizi özellikle belirtmek istiyoruz.

Meslektaşlarımızın yargılama dosyasında yargılanan tüm meslektaşlar açısından tahliye kararı verilmesine rağmen, savcılığın itirazı üzerine ve tahliye  kararı veren mahkeme heyeti tarafından tekrar yakalama kararı çıkartılarak, meslektaşlarımızın yeniden tutuklanmalarına karar verilmişti. Başka bir anlatımla tahliye ve tutuklama kararı veren mahkeme heyeti aynı hakimlerden oluşmaktaydı. Daha sonrasında  bu tahliye ve tutuklama kararlarını veren mahkeme heyeti dağıtılmıştır. Bu durumda bu davada bazı kimselerin hakimler üzerinde etkileri olduğu yada hakimlerin bağımsız olmadığı hususunun gündeme geleceği açıktır. Yine meslektaşlar yargılama boyunca delilleri özgürce tartışamamış ve adil bir biçimde yargılanmamıştır.

AİHS 6. Maddesi’nde yer alan ; “Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile Adil Yargılanma hakkı yasal güvenceye alınmıştır.

Meslektaşların yargılandığı dava dosyası kapsamında yukarıda bahsi geçen olağan dışı durumların incelenip, meslektaşların savunma haklarının kısıtlanmadığı, delilleri özgür ve silahların eşitliği prensibi uyarınca tartışabildikleri bir yargılama ile adil yargılanma haklarını tesis edilmesi ve aksi durumda ilgililer hakkında adli ve idari soruşturma başlatması gerekmektedir. Bu hak için canlarını ortaya koyan meslektaşlarımızın taleplerini görmezden gelmesinin kabulü mümkün değildir. Ayrıca meslektaşlarımızın bu çabalarının bireysel bir talep olmadığı, yaşanan hukuksuzluklarda kendi dosyaları ve canları üzerinden  bir farkındalık oluşturma çabası olduğu da açıktır.

Meslektaşlarımızın adil yargılanma talebi bu ülkede yaşayan 84 milyon vatandaşın talebidir. Taleplerini haklı ve meşru görüyoruz. Haklı ve meşru gördüğümüz bu talebin, binlerce hak savunucu olarak sonuna kadar yanında olacağız. Gelinen kritik aşamada meslektaşlarımızın, arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın saçlarının teline bile gelecek her zarardan erimelerini izleyen, taleplerini görmezden gelip adil yargılanma hakkını sağlamayan, hapishanede kalamaz raporuna rağmen tahliye kararı vermeyen ilgililer sorumludur. 

Van’dan bir kere daha soruyoruz? Neyi bekliyorsunuz meslektaşlarımızın ölmesini mi?!

 


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 6 - Çoğul : 15 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 514740 - Toplam Çoğul Ziyaret : 2169430 ]|-