BASINA VE KAMUOYUNA

02 Şubat 2020

BASINA ve KAMUOYUNA

Bekçilere zor ve silah kullanma, üst arama gibi yetkiler veren ‘’Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi’’ TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi. 

Yeni düzenlemeyle;

    •    Daha önce polisler ile çalışan bekçiler, getirilen düzenleme ile Jandarma ile de çalışabilecek,
 
    •    Çarşı ve mahalle bekçileri görev saatleri içinde görevlendirildikleri bölgede devriye hizmeti yürüterek "şüpheli durum veya kişileri" bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirebilecek, "kamu düzenini bozacak mahiyetteki" gösteri, yürüyüş ve karışıklıkların önlenmesi amacıyla genel kolluk kuvvetleri gelinceye kadar "önleyici tedbirleri" alabilecek,
 
    •    Çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları, "bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek" amacıyla durdurabilecektir.
 
Bekçilik uygulaması dahi toplumda son derece tartışmalıyken ve bu konuda toplumsal mutabakat sağlanmamışken hızlıca yeni düzenlemelerle bekçilere neredeyse sınırsız yetki verilmesinin iyi niyetli bir çaba olmadığını düşünmekteyiz. Şöyle ki; Bekçilik görevine alınanlar yönünden objektif, bilimsel ve niteliksel hiçbir kriter öngörülmemektedir. Eğitim düzeyinin ve liyakatin devre dışı bırakılarak içeriğinin belli olmadığı ‘’kısa süreli eğitimlerden’’ geçirilerek bekçi olanların, yurttaşların temel hak ve özgürlükleri üzerinde tasarrufta bulunması niteliğinde sınırsız yetki verilmesi hukuk devletlerinde kabul edilemez bir durumdur.
 
Düzenlemenin yasalaşması halinde; toplum için özellikle özgürlük ve güvenlik açısından çok ciddi riskler içeren yeni bir uygulama ile karşı karşıya kalınacağını tartışmasızdır. Bu düzenleme ile kolluk kuvvetlerinin yasal düzenlemelerle sınırlı olmak kaydı ile yetkisinde olan birçok adli ve idari işlemin bekçiler tarafından yürütülecek olması da son derece büyük tehlike arz etmektedir. Kanun teklifi ile "bekçilere duruma göre gözaltına alma ve yakalama yetkisi de tanınmakta yine yargı denetimi olmadan araç durdurma, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının meşru olup olmadığının nitelemesi ve dolayısıyla müdahale yetkisi’’ verilmektedir. Bir anlamda bekçiler bazı durumlarda kolluk kuvvetlerinin, bazı durumlarda ise yargılama makamlarının yetkisinde olan yetkilerle donatılmak istenmekte, tüm bunların yanı sıra bekçilere tanınan, oldukça geniş ve hiçbir objektif kriterle sınırlanmayan zor kullanma ve silah kullanma yetkisiyle kişilerin yaşam hakkı tehdit altına alınmaktadır. Bu yasa ile birçok keyfi uygulamaya zemin hazırlanmaktadır.
 
Polisin ve kolluk görevini yürüten jandarmanın, toplumsal olaylarda yetki aşımı ile yaşam hakkının ihlaline kadar varan suçların cezasızlıkla sonuçlanması  öteden beri büyük bir sorun teşkil etmekteyken yeni bir düzenlemeyle bekçileri de bu yetkilerle donatmak ve dolayısıyla cezasızlık sorununu daha da genişletmek toplumsal yaşamı tehdit altına alacaktır.
 
Çarşı ve mahalle bekçilerine gözaltı yetkisi verilmesi yoluyla yargı devre dışı bırakılacağından kayıt dışı gözaltılar, işkence ve infaz uygulamalarının önü de açılacaktır. Söz konusu düzenlemeyle fiilen devam eden OHAL ve sıkıyönetim uygulamalarını olağanlaştırmak ve süreklileştirmek, toplumsal muhalefete, sendikal örgütlenmelere, protestolara ve temel hak ve özgürlükler için yürütülen mücadeleleri bastırma amacı da güdülmektedir.
 
Yurttaşların özgürlük alanlarının daraltılması anlamına gelen bu düzenleme aynı zamanda Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırı olduğu gibi tüm temel hak ve özgürlükler mücadelesinin hiçleştirilmesi amacını da  taşımaktadır. Temel hak ve özgürlükleri askıya alan, sıkıyönetim dönemlerinde bile yasalaşması mümkün olmayan bu yasal düzenlemenin derhal geri çekilmesi gerekmekte olup Van Barosu olarak söz konusu düzenlemenin ülke gündeminden de çıkarılması çağrısında bulunuyoruz.
                                                               
VAN BAROSU YÖNETİM KURULU
                                                                                                                                         


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 218 - Çoğul : 627 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 395355 - Toplam Çoğul Ziyaret : 1707025 ]|-