BASINA VE KAMUOYUNA

20 Şubat 2019

                                                 BASINA ve KAMUOYUNA

 

15.02.2019 günü Van ilinde toplumsal olaylara karıştıkları iddiasıyla birçok yakalama ve gözaltı işleminin gerçekleştirildiği, gözaltına alınan yurttaşların önemli bir kısmının çocuklardan oluştuğu kamuoyunun bilgisindedir. Gözaltına alınan çocuklardan O.D., Ş.Y. ve Ö.S. isimli çocukların yakalama ve gözaltı işlemleri esnasında ters kelepçelenerek silah dipçikleri, yumruk ve tekmelerle kafa, göz ve karın boşluklarına birden çok kez vurularak ağır bir şekilde yaralanmalarına sebep olunduğu ve ağır hakaretlere maruz bırakılarak işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldıkları, işkence ve kötü muamelenin ilk götürüldükleri Van Asayiş Şube Müdürlüğünde de devam ettiği, çocukların başlarının klozetin içine sokulduğu ve aynı şekilde vücutlarının muhtelif yerlerine birden fazla vurulmak suretiyle İnsan onuruyla bağdaşmayan hakaretlere ve işkencelere maruz kaldıklarına dair doktor raporlarıyla da sabit olan bu vahim tablo kamuoyuyla paylaşılmıştır.

 

Ağır işkence ve kötü muameleye maruz kalan çocuklar bu durumda bile derhal ifadeleri alınmamış, tarafı olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları sözleşmesinde belirtilen "çocuğun üstün menfaati" bertaraf edilerek hukuksuz ve gerekçesiz bir şekilde gözaltı süreleri uzatılmıştır. Ağır işkencelere maruz kalan çocukların ancak 18.02.2019 tarihinde ifadelerine başvurulmuş, ifadelerinin alınması esnasında müdafilerinin yanı sıra baromuzun İnsan hakları ve çocuk hakları komisyonları da hazır bulunmuştur.

 

Baromuz yönetim kurulu, İnsan hakları komisyonu ve çocuk hakları komisyonları ise; Söz konusu vahim tablodan, çocuklar müdafilerinin Van çocuk şube müdürlüğüne müdafii görüşmesine gitmesi, yapılan ilk görüşme ve tespitlerden sonra Van Barosunu konuya ilişkin bilgilendirme yapılması üzerine haberdar olunmuş, gecikmeksizin Van Barosu Başkan ve Yönetim kurulu üyeleri, İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Komisyonları başkan ve üyeleriyle birlikte Çocuk Şube Müdürlüğüne gidilmiş, gözaltındaki çocuklarla görüşmeler yapılmış, işkence ve kötü muameleye tabi tutulduklarını söyleyen çocuklarla görüşmeler yapılmış, yapılan gözlemlerde çocukların vahim nitelikte yaralandıkları, işkence ve kötü muameleye tabi tutuldukları görülmüş, söz konusu bu tespitlerin doktor raporlarına da yansıdığı tespit edilmiştir. Olaya ilişkin tutanakların düzenlenmesi akabinde failler hakkında derhal soruşturmanın başlatılması için Baromuzca Van Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve şikayette bulunulmuştur. 

 

18.02.2019 tarihinde çıkarıldıkları Van Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadeleri alındıktan sonra serbest kalan çocukların yaşamış oldukları travmave bir nebze de olsa mağduriyetlerinin giderilmesi için Baromuzca yapılan ihbar ve şikayetin akıbeti düzenli bir şekilde takip edilmiş ancak her defasında Cumhuriyet Başsavcılığınca Baromuzun şikayetinin ötelendiği, nitekim son derece vahim bir iddia karşısında derhal ilgili Cumhuriyet Savcısına görevlendirme yapılması gerekirken 19.02.2019 tarihine kadar görevlendirme yapılmadığı, görevlendirme yapıldıktan sonra da soruşturma kapsamında bir gelişme sağlanmadığı bu sabah itibariyle yaptığımız son incelemede de görülmüştür.

 

İşkencenin gerek ulusal gerekse de uluslararası mevzuatta kesin bir şekilde yasaklandığı ve suç teşkil ettiği, faillerinin ya da suç şüphesi altında bulunanlar hakkında gecikmeksizin etkin ve hızlı bir soruşturmanın başlatılması, muhtemel faillerin delilleri karartma ihtimalinin ortadan kaldırılması taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve iç hukukun gereğidir.

 

Olağan bir hukuk düzeninde beklenti tüm kamuoyuna yansımış işkence vakasının etkili bir şekilde soruşturulması iken, bırakınız etkili soruşturma yapmayı Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/3983 no’lu soruşturma dosyasında izinde bulunan bir Cumhuriyet savcısına görevlendirme yapılmasını manidar buluyoruz.

 

Öte yandan; Türkiye kamuoyunun tüm dikkati baromuzca yapılan şikayet sonrası başlatılan soruşturmaya dönmüşken 19.02.2019 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünün web sayfası üzerinden yapmış olduğu basın açıklamasında; "Her zaman gerçekleri çarpıtmayı, yalan söylemeyi, iftira atmayı alışkanlık haline getiren bir takım çevrelerin ve onların avukatlarının 'gözaltında işkence' iddialarını mesnetsiz ve hukuk dışı bir şekilde dile getirmelerinin, kendi sempatizan kitlelerini kışkırtma, güvenlik güçlerimizi yıpratma ve itibarsızlaştırma amacına matuf olduğu bilinen bir gerçektir.

 

Habere konu edilen şüpheliler hakkında yapılan tüm işlemler, hukuka uygun olarak yasal mevzuat ve yetkili adli makamların talimatları çerçevesinde yerine getirilmiş olup, olayların bilinçli olarak çarpıtılması ve terör örgütüne destek veren tavrı nedeniyle ilgili baro ve avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur" şeklinde basın açıklamasında bulunmuş, bu açıklamayla gerek baromuzu gerekse de baromuza bağlı Avukatları kriminalize ederek hedef göstermiştir.

 

Bu açıklamanın suçluluk psikolojisi ile hareket edilerek gerçekleri bastırma, hakikati yok etme çabası olduğu aşikardır. Söz konusu açıklamanın tesadüf olmadığını, daha bir gün önce Ankara Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamada, gözaltına alınan Merve DEMİREL'in babasının Fetö'cü olduğu gerekçesiyle kendisine yapılan cinsel saldırıyı "meşru" kılmak çabası ile aynı gördüğümüzü ifade etmek isteriz. Aynı duygu ve düşüncelerle hareket eden anlayış son derece vahim bir işkence vakası karşında çocuklara işkence ve kötü muamelede bulunduğu iddia olunan failleri koruma iç güdüsü ile hareket ederek, Avukatlık Kanunun 76. Maddesinde baroların görevleri arasında sayılan "insan haklarını savunmak ve korumak,… " görevini kriminalize etmek suretiyle baromuzun sözde "terör örgütüne destek veren tavrı" nedeniyle baromuz ve baromuza kayıtlı Avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştır.

 

Emniyet Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu suç duyurusunun içeriğini bilmemekle birlikte yapılmış bir suç duyurusu var ise bunun hakikatlerin üstünün örtülerek işkence faillerine cezasızlık zırhı giydirme çabası olduğunu ve buna asla izin vermeyeceğimizi belirterek Emniyet Genel Müdürlüğüne buradan sesleniyoruz…

 

-Bizler Van Barosu ve Avukatları olarak; tüm temel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında işkence ile mücadeleden ve hakikatten asla geri adım atmayacağımızı, her zamankinden daha güçlü bir şekilde Anayasa ve Avukatlık Kanunun verdiği yetkilerle insan haklarının korunması ve savunulmasında mücadele etmeye devam edeceğimizi bildirmek istiyoruz.

 

-Son derece ağır insan haklarıihlalleriyle karşı karşıya kaldığımız bugünlerde yaşanan hak ihlallerine ses çıkarmayı hem mesleki hem de insani görevimiz bildiğimizi, hak ihlaline maruz kalmış her yurttaşın sesine ses vereceğimizi daha öncede olduğu gibi bundan sonrada eğilmeden bükülmeden yaşanan hak ihlallerine karşı ses çıkarmaya devam edeceğimizi, Baroların varlık sebebine ihanet etmeden İnsan hakları alanında bedeli ne olursa olsun hakikatten taviz vermeyeceğimizi bildirmek istiyoruz.

 

-Bizler Van Barosu olarak belirtmek isteriz ki; bu tür sindirme ve kriminalize etme çabalarının yabancısı değiliz!

 

-Emniyet Genel Müdürlüğünün bu suç duyurusunun, baromuzun İnsan Hakları mücadelesindeki azmini ve kararlılığını asla kıramayacağını, Van Barosu olarak bu duruş ve tavrımızdan asla ödün vermeyeceğimizi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan basın açıklaması ve suç duyurusuyla susturulamayacağımızı kamuoyuna saygılarımızla sunarız.

 

VAN BAROSU BAŞKANLIĞI

 


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 190 - Çoğul : 615 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 225751 - Toplam Çoğul Ziyaret : 1092467 ]|-